4 Ağustos 2014 Pazartesi
31 Mart 2014 Pazartesi
Kur'anla Şifa ve Bera
Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berekatuh
İbnul kayyim rahimehullah şöyle buyudu : Kur'an her hastalık için şifadır , kalp hastalıkları olsun bedensel hastalık olsun, fakat herkese kur'anla tedavi olmak nasip olmaz. Eğer hasta kişi Kur'ana inanır,güvenir ve faydasına iman ederse hiçbir hastalık ona karşı duramaz. Yerin ve göğün rabbi olan Allahın sözlerine hangi hastalık karşı gelebilir? O sözler öyle sözler ki dağın üzerine inseler onu paramparça ederler !
"Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır." İSRA SURESİ 82 AYET
bir süredir Kur'anla şifa yani "Rukye-i Şer'iyye" ilmi ile ilgileniyorum, bu süre zarfında Allah'ın nasip etmesiyle şahit olduğum birkaç şeyi anmam lazım.
Acılar içinde kıvranan bir hasta 2 ya da 3 ayetle Allah'ın izniyle ağrıdan eser kalmayarak bebekler gibi uyumaya başladı.bu ağrı kesici özelliğine defalarca şahit oldum....
Bakara Suresi, ihya ve şifa Ayetleriyle uygulanan bir Rukye ile kemik metastası olan bir hastanın kanseri, Allah'ın izniyle geriledi.(hastada lösemi tehlikesi olduğunu söyleyenler vardı)
3 4 haftadır doktorların hiçbir teşhis koyamadığı konuşamayan bir hasta Allah'ın yardımı ve nasip etmesiyle 2. seansta dili çözüldü ve konuşmaya başladı.
Kur'an bir mucize...bu mucizeye böyle bir açıdan şahit olmamı nasip ettiğin için sana şükürler olsun Rabbim.
Modern Tıbbın tedavi diye sizi zehirlemesine izin vermeden önce Allah'ın kitabına başvurun.
tabi ki önce O'nu hakkıyla tevhid ederek....(Tıbbı tamamen reddetmek Rasulullah'ın sav sünnetiyle çelişir kastım gerçekten zehirleme demek olan tedavilerdir)
Başımıza bir musibet geldiğinde Allah'ı dini yalnız Ona has kılarak birler ve başka konularda Kur'an'ı arkamıza atarsak nankörlük etmiş oluruz.
Allah'ım insanların çoğunun Sana ortak koşarak iman ettiği şu zamanda Senin kitabına iman etmeyi bize nasip ettiğin, Tevhidle bizleri onurlandırdığın için ne kadar şükretsek azdır.
Dün milyonlarca putperest insan bu ülkede demokrasi mabedlerine gidip putlarına yiyecek sunup onlara secde ederken, bize yalnız Sana secde etmeyi nasip ettiğin için şükürler olsun.
Allah'ım bize Senin dinin için öfkelenmeyi ve sevgimizi yalnız Sana ve müminlere tahsis etmeyi nasip ettiğin için şükürler olsun.
Allah'ın Senin rızan için bu putperest halktan beraatimi haykırıyorum...
“Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda ebedi bir düşmanlık ve nefret belirmiştir”
mümtehine suresi 4
İbnul kayyim rahimehullah şöyle buyudu : Kur'an her hastalık için şifadır , kalp hastalıkları olsun bedensel hastalık olsun, fakat herkese kur'anla tedavi olmak nasip olmaz. Eğer hasta kişi Kur'ana inanır,güvenir ve faydasına iman ederse hiçbir hastalık ona karşı duramaz. Yerin ve göğün rabbi olan Allahın sözlerine hangi hastalık karşı gelebilir? O sözler öyle sözler ki dağın üzerine inseler onu paramparça ederler !
"Biz Kur’an’dan, mü’minler için şifa ve rahmet olacak şeyler indiriyoruz. Zalimlerin ise Kur’an, ancak zararını artırır." İSRA SURESİ 82 AYET
bir süredir Kur'anla şifa yani "Rukye-i Şer'iyye" ilmi ile ilgileniyorum, bu süre zarfında Allah'ın nasip etmesiyle şahit olduğum birkaç şeyi anmam lazım.
Acılar içinde kıvranan bir hasta 2 ya da 3 ayetle Allah'ın izniyle ağrıdan eser kalmayarak bebekler gibi uyumaya başladı.bu ağrı kesici özelliğine defalarca şahit oldum....
Bakara Suresi, ihya ve şifa Ayetleriyle uygulanan bir Rukye ile kemik metastası olan bir hastanın kanseri, Allah'ın izniyle geriledi.(hastada lösemi tehlikesi olduğunu söyleyenler vardı)
3 4 haftadır doktorların hiçbir teşhis koyamadığı konuşamayan bir hasta Allah'ın yardımı ve nasip etmesiyle 2. seansta dili çözüldü ve konuşmaya başladı.
Kur'an bir mucize...bu mucizeye böyle bir açıdan şahit olmamı nasip ettiğin için sana şükürler olsun Rabbim.
Modern Tıbbın tedavi diye sizi zehirlemesine izin vermeden önce Allah'ın kitabına başvurun.
tabi ki önce O'nu hakkıyla tevhid ederek....(Tıbbı tamamen reddetmek Rasulullah'ın sav sünnetiyle çelişir kastım gerçekten zehirleme demek olan tedavilerdir)
Başımıza bir musibet geldiğinde Allah'ı dini yalnız Ona has kılarak birler ve başka konularda Kur'an'ı arkamıza atarsak nankörlük etmiş oluruz.
Allah'ım insanların çoğunun Sana ortak koşarak iman ettiği şu zamanda Senin kitabına iman etmeyi bize nasip ettiğin, Tevhidle bizleri onurlandırdığın için ne kadar şükretsek azdır.
Dün milyonlarca putperest insan bu ülkede demokrasi mabedlerine gidip putlarına yiyecek sunup onlara secde ederken, bize yalnız Sana secde etmeyi nasip ettiğin için şükürler olsun.
Allah'ım bize Senin dinin için öfkelenmeyi ve sevgimizi yalnız Sana ve müminlere tahsis etmeyi nasip ettiğin için şükürler olsun.
Allah'ın Senin rızan için bu putperest halktan beraatimi haykırıyorum...
“Biz sizden ve Allah’ı bırakıp taptıklarınızdan uzağız. Sizi tanımıyoruz. Siz bir tek Allah’a inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda ebedi bir düşmanlık ve nefret belirmiştir”
mümtehine suresi 4
12 Şubat 2014 Çarşamba
Ya Abidel Harameyn
ya abidel harameyn
Abdullah bin Mubarek... Etbau tabiin'in mücahid alimi..
Fudayl bin İyad O da ibadetiyle ünlenmiş dönemin Abidi... Zamanının çoğunu Harameyn'de (herhangi bir yerdeki namazın 1000 katı daha faziletli olan yerlerde) ibadetle geçiren bir abid...
Muhammed b. İbrahim b. Ebi Sekine'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir:
''Abdullah b. Mubarek ile birlikte Tarsus'taki geçitte nöbetçiydik.Hacca gitmek istedim.Ve o zaman Fudayl b. Iyad Mescid-i Haram'da Kabe'de itikafta idi.Abdullah b. Mubarek şu beyitleri bana yazdırıp Fudayl b. Iyad'a gönderdi:
Ey Harameynin abidi, eğer bizleri görseydin,
Şüphesiz ibadetle oyalandığını bilirdin.
Kimilerinin gözleri gözyaşlarıyla dolarken,
Bizim boğazlarımız kanlarımızla boyanır.
Bazılarının atı batılda yorulurken,
Bizim atlarımız günün sabahında yorulurlar.
Miskin kokusu sizin,
Atlarımızın tırnaklarının tozu ve dumanı olan bizim kokumuzda bize...
Şüphesiz Nebimizin sözü bize ulaşmıştır.
Ki doğru sözdür, onda hiçbir yalan yoktur.
“Allah yolunda savaşan atların sıçrattığı tozlar, bir kişinin burnunda. Cehennem ateşinin dumanıyla birleşmez.”
Aramızda konuşan bu Allah'ın kitabıdır,
Şehid ölü değildir, bu yalanlanamaz.
''Abdullah b. Mubarek ile birlikte Tarsus'taki geçitte nöbetçiydik.Hacca gitmek istedim.Ve o zaman Fudayl b. Iyad Mescid-i Haram'da Kabe'de itikafta idi.Abdullah b. Mubarek şu beyitleri bana yazdırıp Fudayl b. Iyad'a gönderdi:
Ey Harameynin abidi, eğer bizleri görseydin,
Şüphesiz ibadetle oyalandığını bilirdin.
Kimilerinin gözleri gözyaşlarıyla dolarken,
Bizim boğazlarımız kanlarımızla boyanır.
Bazılarının atı batılda yorulurken,
Bizim atlarımız günün sabahında yorulurlar.
Miskin kokusu sizin,
Atlarımızın tırnaklarının tozu ve dumanı olan bizim kokumuzda bize...
Şüphesiz Nebimizin sözü bize ulaşmıştır.
Ki doğru sözdür, onda hiçbir yalan yoktur.
“Allah yolunda savaşan atların sıçrattığı tozlar, bir kişinin burnunda. Cehennem ateşinin dumanıyla birleşmez.”
Aramızda konuşan bu Allah'ın kitabıdır,
Şehid ölü değildir, bu yalanlanamaz.
“Allah yolunda şehîd olanlara “Ölülerdir” demeyiniz. Hakikatte onlar diridirler. Fakat siz anlayıp bilemezsiniz.” (Bakara sûresi: 154)
Muhammed b. İbrahim der ki:''Fudayl ile karşılaşınca mektubu ona verdiğimde iki gözü de yaşlı olarak şöyle dedi:
''Ebu Abdurrahman doğru söylemiş.Bana nasihatte bulundu.''
Muhammed b. İbrahim der ki:''Fudayl ile karşılaşınca mektubu ona verdiğimde iki gözü de yaşlı olarak şöyle dedi:
''Ebu Abdurrahman doğru söylemiş.Bana nasihatte bulundu.''
(İmam Zehebi/Siyer A'lam en-Nübela:8/412)
ne ibadet halinde ne de cenk halindeyiz, ne işe yararız peki.
hiç.
hiç.
Etiketler:
Abdullah bin Mubarek,
cihad,
Fudayl bin İyad,
Haremeyn,
İbadet,
Şehadet
14 Ocak 2014 Salı
24 Kasım 2013 Pazar
güzel insanlar
mü'minler...
Nijerya'da Rabbimiz Allah subhanehu ve teala'dır, bize yalnız O hükmeder diyen beş güzel insan. fotoğrafın çekildiği an ise tutuklanıp halka teşhir edildikleri bir basın toplantısı.
nijerya neresi mi? Nijerya denince benim aklıma 3 4 sene önce kayıt altına alınan şu görüntüler gelir ... ve Buruc suresi.
http://www.youtube.com/watch?v=tlpZr8IRUcY
bu yayının faydası nedir?
Dua dua dua. tabiki amele dökülecek bir gayretle dua.
3 Ekim 2013 Perşembe
acele edin
Mûsâ, şöyle dedi: “Onlar, işte onlar hemen arkamdalar. Rabbim! Sen hoşnut olasın diye, Sana gelmekte acele ettim.”
Tâhâ Suresi 84.ayet
21 Ağustos 2013 Çarşamba
kuşlar kimyeviden nasıl kaçarlar?
dün ofise camdan ufacık bir serçe girmişti, korkudan sağa sola kafasını çarparak çıkışı arıyordu, baktım ki çıkayım derken kafasını vura vura ölecek. elime aldım, kalbi güp güp atıyordu, uçamaz belki etrafta kedi falan var mı diye bakıp pencere kenarına bıraktım. uçtu gitti... sonra dedim "Rabbena ma halagte hezâ batıle..". Rabbim sen bunları boşa yaratmadın,,, bir serçenin yaşamına devam etmesi, güp güp atan kalbinin korkudan emin olarak uçması insana güzel bir his veriyor...
...
..
.
bugün yüzlerce çocuk,
henüz sadece kuş kalbi kadar olan kalpleriyle
çırpınarak öldüler.
tıpkı dün ve evvelsi gün yüzlercesinin öldüğü gibi.
ve biz doğru düzgün ağlamayı bile beceremez olmuş, zillet içinde yaşamaya devam ediyoruz.
ey müslüman kardeşim, masum bebekler çırpınarak ölürken biz ne için ve nasıl yaşıyoruz?
Vallahi bunun hesabını çok zor vereceğiz,
Nasıl ki masum bebekler kimyeviden kaçamıyorlarsa o çetin azap gününde Allah'ın (svt)azabından kaçamayacağız.. görmedim duymadım ben yapmadım diyemeyeceğiz..
Vallahi Allah(cc) yolunda malımızla canımızla dilimizle gece gündüz demeden savaşmazsak bunun hesabını veremeyiz....
http://www.youtube.com/watch?v=2tQnQvYjNYQ#t=43
http://www.youtube.com/watch?v=vOjKn7WrcRU
https://www.youtube.com/watch?v=cO8_eZcZkNE
http://www.youtube.com/watch?v=X1InhXEnbkA
...
..
.
bugün yüzlerce çocuk,
henüz sadece kuş kalbi kadar olan kalpleriyle
çırpınarak öldüler.
tıpkı dün ve evvelsi gün yüzlercesinin öldüğü gibi.
ve biz doğru düzgün ağlamayı bile beceremez olmuş, zillet içinde yaşamaya devam ediyoruz.
ey müslüman kardeşim, masum bebekler çırpınarak ölürken biz ne için ve nasıl yaşıyoruz?
Vallahi bunun hesabını çok zor vereceğiz,
Nasıl ki masum bebekler kimyeviden kaçamıyorlarsa o çetin azap gününde Allah'ın (svt)azabından kaçamayacağız.. görmedim duymadım ben yapmadım diyemeyeceğiz..
Vallahi Allah(cc) yolunda malımızla canımızla dilimizle gece gündüz demeden savaşmazsak bunun hesabını veremeyiz....
http://www.youtube.com/watch?v=2tQnQvYjNYQ#t=43
http://www.youtube.com/watch?v=vOjKn7WrcRU
https://www.youtube.com/watch?v=cO8_eZcZkNE
http://www.youtube.com/watch?v=X1InhXEnbkA
4 Mayıs 2013 Cumartesi
Küfrü inkar ve yalanlamayla sınırlandırma yanılgısı
Küfür türlerini bir tek türle sınırlamak hatadır. Küfrün birçok türleri vardır. İbn-i Teymiye Rahimehullah Mürcie’nin, “Küfür sadece tekzîbden (yalanlama) ibarettir. Çünkü iman -tekzîbin zıddı olan- tasdiktir” sözlerine cevap verirken şöyle der: “Küfür yalanlama ile sınırlandırılamaz. Şayet bir kimse, ‘ben senin doğru söylediğini biliyorum. Ancak sana tâbi olmuyorum, bilakis sana düşmanlık yapıyorum, sana buğz ediyorum ve muhalefet ediyorum’ dese, bu daha büyük bir küfürdür. Çünkü bilindiği gibi ne iman tasdikten, ne de küfür tekzibden ibarettir. Tam aksine küfür; tekzib olabildiği gibi, tekzib söz konusu olmaksızın sırf muhalefet ve düşmanlık da olabilir. Aynı şekilde iman hem tasdik, hem muvafakat, hem dostluk (muvâlât) ve hem boyun eğmedir. Sadece tasdik iman için yeterli değildir.”
İman için “tasdik” şart olduğuna göre, “tekzîb” küfrü imanın zıddıdır; iman için “boyun eğme” şart olduğuna göre, “büyüklenme” küfrü imanın zıddıdır; imanda “yakîn” şart olduğuna göre, “şek ve zan” küfrü imanın zıddıdır; iman için “Allah ve Rasulü’nün sevgisi” şart olduğuna göre, “buğz ve hased” küfrü
imanın zıddıdır. İşte tüm bu vacip ameller, imanın aslına giren kalp amellerindendir. Bunların karşıtları ise, küfre düşürücü kalbî amellerdir. İman bir tek şeyden ibaret olmadığı gibi, küfür de bir tek türden ibaret değildir. Tüm bu bilgilerden anlaşıldığına göre, küfrü tekzib ile sınırlandırmak hatadır.
Abdulkadir bin Abdulaziz -El-Câmi’ Fi Talebi İlmi’ş-Şerif
İman için “tasdik” şart olduğuna göre, “tekzîb” küfrü imanın zıddıdır; iman için “boyun eğme” şart olduğuna göre, “büyüklenme” küfrü imanın zıddıdır; imanda “yakîn” şart olduğuna göre, “şek ve zan” küfrü imanın zıddıdır; iman için “Allah ve Rasulü’nün sevgisi” şart olduğuna göre, “buğz ve hased” küfrü
imanın zıddıdır. İşte tüm bu vacip ameller, imanın aslına giren kalp amellerindendir. Bunların karşıtları ise, küfre düşürücü kalbî amellerdir. İman bir tek şeyden ibaret olmadığı gibi, küfür de bir tek türden ibaret değildir. Tüm bu bilgilerden anlaşıldığına göre, küfrü tekzib ile sınırlandırmak hatadır.
Abdulkadir bin Abdulaziz -El-Câmi’ Fi Talebi İlmi’ş-Şerif
Etiketler:
Abdulkadir bin Abdulaziz,
El-Câmi’ Fi Talebi İlmi’ş-Şerif,
iman,
küfür
2 Mayıs 2013 Perşembe
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





.jpg)

