cihad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
cihad etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ekim 2015 Cuma

ey müslümanlar cennetten mi kaçıyorsunuz?

Öyle bir şey yap ki ismin bile sadaka cariye olsun Rabbinin rızası cennetin özlemi artsın..


RASULULLAH  (s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Cennet üç kişiyi özler. Ali, Ammar ve Selman" (Tirmizi, Menâkıb, 34)..


Cihad, cennetin bir kapısıdır, kim bu kapıdan yüz çeviirirse, ALLAH teala ona aşağılanma ve rezil olma gömleğini giydirir. Hüsran ve zillet artık onun sıfatı olur. HZ.ALİ R.A.

“Şaşılır şu kimseye ki, dünyâya hırsla sarılır, ama ölüm onu aramaktadır. Unutmuş ama unutulmuş değildir. Güler, ama bilmez ki, Rabbi ondan râzı mıdır, yoksa değil midir?” hz.Selman


Abdullah b. Ömer (R.A.) anlatıyor: “Yemame gününde Ammar b. Yasir’i gördüm; bir taşın üstüne çıkmıştı ve yüksek sesle haykırıyordu: ‘Ey Müslümanlar! Cennet’ten mi kaçıyorsunuz? Bana doğru gelin, yanıma gelin! Ben Ammar b. Yasir’im; bana gelin!’ Kulağı kesilmişti ve yanağından aşağıya sarkarak bir öteye bir beriye vurarak sallanıyordu. Buna karşılık o, var gücü ile savaşıyordu.”


Ey müslümanlar cennetten mi kaçıyorsunuz?





12 Şubat 2014 Çarşamba

Ya Abidel Harameyn

ya abidel harameyn
Abdullah bin Mubarek... Etbau tabiin'in mücahid alimi..
Fudayl bin İyad O da ibadetiyle ünlenmiş dönemin Abidi... Zamanının çoğunu Harameyn'de (herhangi bir yerdeki namazın 1000 katı daha faziletli olan yerlerde) ibadetle geçiren bir abid...

Muhammed b. İbrahim b. Ebi Sekine'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir:

''Abdullah b. Mubarek ile birlikte Tarsus'taki geçitte nöbetçiydik.Hacca gitmek istedim.Ve o zaman Fudayl b. Iyad Mescid-i Haram'da Kabe'de itikafta idi.Abdullah b. Mubarek şu beyitleri bana yazdırıp Fudayl b. Iyad'a gönderdi:

Ey Harameynin abidi, eğer bizleri görseydin,
Şüphesiz ibadetle oyalandığını bilirdin.
Kimilerinin gözleri gözyaşlarıyla dolarken,
Bizim boğazlarımız kanlarımızla boyanır.
Bazılarının atı batılda yorulurken,
Bizim atlarımız günün sabahında yorulurlar.
Miskin kokusu sizin,
Atlarımızın tırnaklarının tozu ve dumanı olan bizim kokumuzda bize...
Şüphesiz Nebimizin sözü bize ulaşmıştır.
Ki doğru sözdür, onda hiçbir yalan yoktur.
“Allah yolunda savaşan atların sıçrattığı tozlar, bir kişinin burnunda. Cehennem ateşinin dumanıyla birleşmez.”
Aramızda konuşan bu Allah'ın kitabıdır,
Şehid ölü değildir, bu yalanlanamaz.
“Allah yolunda şehîd olanlara “Ölülerdir” demeyiniz. Hakikatte onlar diridirler. Fakat siz anlayıp bilemezsiniz.” (Bakara sûresi: 154)

Muhammed b. İbrahim der ki:''Fudayl ile karşılaşınca mektubu ona verdiğimde iki gözü de yaşlı olarak şöyle dedi:

''Ebu Abdurrahman doğru söylemiş.Bana nasihatte bulundu.''
(İmam Zehebi/Siyer A'lam en-Nübela:8/412)

ne ibadet halinde ne de cenk halindeyiz, ne işe yararız peki.
hiç.


21 Ağustos 2013 Çarşamba

kuşlar kimyeviden nasıl kaçarlar?

dün ofise camdan ufacık bir serçe girmişti, korkudan sağa sola kafasını çarparak çıkışı arıyordu, baktım ki  çıkayım derken kafasını vura vura ölecek. elime aldım, kalbi güp güp atıyordu, uçamaz belki etrafta kedi falan var mı diye bakıp pencere kenarına bıraktım. uçtu gitti... sonra dedim "Rabbena ma halagte hezâ batıle..". Rabbim sen bunları boşa yaratmadın,,, bir serçenin yaşamına devam etmesi, güp güp atan kalbinin korkudan emin olarak uçması insana güzel bir his veriyor...
...
..
.
bugün yüzlerce çocuk,
henüz sadece kuş kalbi kadar olan kalpleriyle
çırpınarak öldüler.
tıpkı dün ve evvelsi gün yüzlercesinin öldüğü gibi.
ve biz doğru düzgün ağlamayı bile beceremez olmuş, zillet içinde yaşamaya devam ediyoruz.

ey müslüman kardeşim, masum bebekler çırpınarak ölürken biz ne için ve nasıl yaşıyoruz?
Vallahi bunun hesabını çok zor vereceğiz,
Nasıl ki masum bebekler kimyeviden kaçamıyorlarsa o çetin azap gününde Allah'ın (svt)azabından kaçamayacağız.. görmedim duymadım ben yapmadım diyemeyeceğiz..
Vallahi Allah(cc) yolunda malımızla canımızla dilimizle gece gündüz demeden savaşmazsak bunun hesabını veremeyiz....

http://www.youtube.com/watch?v=2tQnQvYjNYQ#t=43

http://www.youtube.com/watch?v=vOjKn7WrcRU

https://www.youtube.com/watch?v=cO8_eZcZkNE

http://www.youtube.com/watch?v=X1InhXEnbkA







2 Mayıs 2013 Perşembe

Usame bir adamdı

http://www.youtube.com/watch?v=8G0aJm-sJx4

Allah (svt) şehadetini kabul etsin...

29 Nisan 2013 Pazartesi

6 Nisan 2013 Cumartesi

Elhamdulillah


Mali'deki mücahidler hakkında fransız komutanların sözleri...
 
"Gerçek askerlere karşı savaşıyoruz. Strateji geliştiriyor ve pusu kuruyorlar"
"Cihadcılar geri çekilmeden savaşıyor. Ölmek için oradalar"

"Her bir savaşçı patlayıcı kemer takıyor, beraberlerinde yemek ve Kur'an getirip, ölümüne savaşıyorlar"





Vallahi bu mücahidler bana Bedir ehlini hatırlatıyor....


Enes (r.a.) hadisinde Rasulullah (s.a.v.) Bedir gü­nü şöyle dedi:"Genişliği yer ile gök arası kadar olan Cennete kalkı­nız."Umeyr b. Himam şöyle dedi:"Ya Rasulallah! Genişliği yer ile gök arası kadar olan Cennet mi?""Evet" dedi."Vay vay" dedi. Rasulullah (s.a.v.):"Vay vay demene sebep ne?" dedi. Adam:"Hayır ya Rasulullah! Başka bir sebep yok. Sadece oranın eh­linden olmayı ümid etmemdir" dedi. Rasulullah (s.a.v.):"Sen oranın ehiindensin" buyurdu. Torbasından biraz hurma çıkarmış yiyordu. Sonra şöyle dedi:"Bu hurmalarımı yemek için mi yaratıldım. Bu çok uzun bir hayat" sonra elindeki hurmaları fırlattı ve düş­manla ölünceye kadar savaştı.[68]Müslim rivayet etmiştir.


Mali'deki müslümanları gözlerimle gördüm, takvalarına şahid oldum, Somali'de müslümanları gördüm. Nasıl ki Türkiye'de fahşa kokusunu alıyorsam, Vallahi Somali'de havadaki İslam kokusunu aldım. 

Allah'a hamd olsun Allah yolunda ölmeyi dünyadaki herşeyden daha çok arzulayan mücahidler varlar ve bu uğurda savaşıyorlar. Afrika önemli,çok önemli  





"Ya Rasulallah! Ben siyah bir adamım. Koltuk altlarım kokar ve malım yoktur. Eğer ben şunlarla ölünceye kadar sa­vaşırsam ben neredeyim?" Rasulullah (s.a.v.):"Cennette" buyurdu. Adam öldürülünceye kadar sa­vaştı. Öldürülünce Rasulullah'a (s.a.v.) getirildi. Rasulullah (s.a.v.):"Allah yüzünü beyazlattı, kokunu güzelleştirdi ve malını çoğalttı" buyurdu.

Haydi durmayın "...Elinizden geleni yapın! kuşkusuz biz de yapacağız"Hud 121. İstediğiniz tuzakları kurun "...Allah da tuzak kurdu. Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.Âli İmrân 54
  "Allah, Cennet karşılığında müminlerden mallarını ve canlarını satın almıştır. Allah yolunda savaşırlar, öldürür ve öldürülürler. Bu, Allah'ın Tevrat, İncil ve Kur'an'da onlara vadettiği bir haktır... Sözünde durmak için Allah'tan daha iyi kim olabilir? İşte ey müminler! Yaptığınız bu alışveriş ile müjdelenin, sevinin. Çünkü en büyük kazanç budur." tevbe 111

nefsini Allah’a (svt) satan bir Müslüman’ın önünde, satılmış olanı satın alana teslim etmekten başka bir seçenek yoktur. Müşteri satılanı aldığında ona istediğini yapar, onu istediği yere koyar, hatta isterse zindana bile koyar. İsterse ona en güzel elbiseyi giydirir, isterse onu sadece avret yerlerini örtecek şekilde çıplak bırakır. İsterse onu zengin, isterse de muhtaç fakir yapar. İster onu asıp idam eder ya da düşmanını ona musallat ederek onu öldürtürüp cesedine işkence yaptırır. Bize düşen sadece cenneti umarak emaneti teslim etmek,onu nasıl kabul edeceğiniyse yalnız Allah(svt) bilir. Karşında en güzel müşteri var haydi çıkar pazara varını yoğunu....malımızsa malımız, sözümüzse sözümüz, canımızsa canımız....

21 Mart 2013 Perşembe

uyuyabiliyor muyuz?

"Mü’minlerin birbirine karşı sevgisi, merhameti ve iyi muamelesinin misali, aynı vücut gibidir. Şayet vücutda bir uzva zarar gelirse bütün vücut etkilenir ve buna ateşle, uykusuzlukla karşılık verir." (Müslim, Buhari-Edeb’il Müfred, Ahmed)

5 Ekim 2012 Cuma

saflar belirginleşiyor



Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi, Birleşmiş Milletler Sekreterlik Binası’nda Somali için düzenlenen mini zirvede bir yandan Somali’de gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerini överken diğer yandan da Şebab Hareketi’ne karşı Somali, ordusunu, Somali güvenlik ve sahil koruma güçlerini eğitmeye hazır olduklarını ifade etti. Mursi şöyle dedi: ‘Bu gelişmeler tam övgü ve takdiri hak etmektedir. Zira Somali’deki kardeşler sakin ve hilesiz bir şekilde cumhurbaşkanlığı seçimleri gerçekleştirmeyi başardılar. Buna ek olarak Somali anayasasını formüle edip hazırladıkları gibi yeni parlamento başkanı ve üyelerini de seçtiler.
Bu gelişmeler Somali’de yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Somali’de istikrar, güvenlik ve kalkınmanın gerçekleşmesi için harcanacak çabalar karşısında çeşitli zorlukların ortaya çıkacağı bir aşama. Bu zorlukların başında da Somali hükümetinin Somalili vatandaşlara, günlük hayatlarına, temel hizmetlere ve kontrolü ‘radikal cemaatlerin’ elinden almaya yönelik vaatlerini yerine getirebilmesi gelmektedir.’
Mısır’ın Somali’yi her konuda desteklemeye hazır olduğunu vurgulayan Mursi ‘Mısır, Somali ordusunu, güvenlik ve sahil koruma güçlerini eğitme sürecine katılmaya hazırdır. Bu hususta ilgili uluslararası kesimlerle işbirliği yapma fikrini de memnuniyetle karşılamaktadır.’
Mursi AMISOM güçlerinin Somali’deki operasyonlarını da överek şöyle ekledi: ‘Mısır, Somali’deki Afrika Birliği Güçleri’nin ve bu güçlere ortak tüm Afrika ülkelerinin Somali’deki çabalarını ve fedakarlıklarını da büyük takdirle karşılamaktadır.’

BM’nin bu toplantısına katılmanın bile ne derecede İslami olduğunun tartışılaması gerekirken, Mursi’nin Somali’deki işgale askeri, siyasi tam desteği vurgulaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir konu. Öncelikle bilinmelidir ki Mursi’nin konuşmasında övdüğü ve destek söz verdiği AMISOM güçleri tüm Afrika'da ölüm saçan Hristiyan haçlı birliği. Aşırı ve radikal diye nitelediği Şebap ise aşiretlerin ve halkın sevgi ve desteğiyle Somali'nin yüzde 85'ini kontrol eden, Allah'ın şeriatini uygululayan cihad ehli müslümanlar. Şebap sadece küfre karşı savaşan bir ordu değil, aynı zamanda sosyal adaleti temin eden, altyapı çalışmaları yürüten, kütüphaneler, yetimhaneler, medreseler açan, kuraklıkla mücadelede su yolları inşa eden, çiftçilere sulama makinaları dağıtan bir hareket. Kısacası imkanları dahilinde işgalin ve küfrün tüm yıpratıcı tuzaklarına rağmen, Allah’ın (svt) yardımıyla tam anlamıyla devletleşmiş bir hareket Hareketul Şebabul Mücahidin.






İhvan'ın bu destek sözü ihanettir ve apaçık bir şekilde Somali'deki müslümanların kanlarını helal gördükleri anlamına gelmektedir. Sadece bu bile (kafirleri dost edinme ve yardımlaşma) açık bir küfür amelidir. Dostluğun şer'i manada birkaç temel anlamı vardır (yardım, itaat ve tabi olma, sevgi ve muhabbet, kardeşlik...) bunların tamamında Allah'ın razı olduğu ve belirlediği sınırlara bağlı olunmadıkça, gerçek anlamda Allah'ı dost edinmiş olamayız ve Tevhid'in aslında dair olan bu akideyi hayata geçirmiş sayılmayız.

“Mü’minleri bırakıp da kafirleri dost edinenler onların yanında izzet (güç ve şeref) mi arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet sadece Allah’a aittir.” Nisa: 139

Ey iman edenler, benim ve sizin düşmanınız olanları dost edinmeyin.” Mümtehine: 1

“Ey iman edenler! Yahudilerle Hıristiyanları dost edinmeyin. Onlar, birbirlerinin dostlarıdır. İçinizden kim onları dost edinirse, o da onlardandır. Allah, zalimler kavmini hidayete erdirmez.” Maide: 51

Tertemiz bir akideye sahip olan Allah'ın dostlarını bırakıp, Hristiyan haçlı güçlerini dost edinmek bir müslümanın yapacağı bir iş midir? Yazıklar olsun! Allah’ı ve mü’minleri bırakıp uluslararası şer güçlerinin yanında mı izzet arıyorsunuz? Allah aşkına nasıl hüküm veriyorsunuz! Allah (svt) ıslah etsin, bunlarda bir hayır yoksa da rezil etsin. Muhammed Mursi konuşmalarında “Şeria sümme Şeria sümme Şeria” diyerek milletini gaza getirmekle, Allah’ın şeriatine bağlı kalabileceğini mi zannediyor? Allah’ın şeriati yalnızca senin ülken için mi geçerli? (ki kendi ülkesinde hangi menhec üzere oldukları ve ne yaptıkları apayrı bir konudur) Kendi ülkende bu artistik konuşmaları yapmak, ümmetin başka bir coğrafyasında müslümanların katline destek vermek ne demektir? Sadece sizin yönteminiz mi doğrudur, bu yaptığınız cemaat faşistliği, milliyetçilik değildir de nedir! Kendi yönteminizi yüceltmek ve Allah (cc) ve Rasulü'nün önüne geçmekle İslam olabilir misiniz? Kokuşmuş demokrasiye prim veriyor mücahidlere savaş açıyorsunuz. O mücahidler ki
sizin gibi kafirlerden değil, Allah'u Teala'dan doğru yolu öğreniyorlar.

Bizim uğrumuzda cihad edenlere, şüphesiz yollarımızı gösteririz. Gerçekten Allah ihsan edenlerle beraberdir. Ankebut: 69

 
Övgüyle bahsettiğin seçimlerde vekillerin 3’te 2’si Avrupa pasaportları taşıyor, bunlar mı Somali halkının temsilcileri! Topraklarının acımasızca işgal edildiği, denizlerinin yağmalandığı, göklerinin işgal edildiği, ekonomisinin kuşatma altında olduğu bir ülkede nasıl özgür ve adil bir seçim yapılabilir? Büyük takdirle karşıladığın AMISOM haçlı birlikleri Şebap Kismayo şehrinden çıktıktan sonra halkı saatlerce bombalamaya devam etti. Kenya hava güçlerinin bombardımanlarında Şebap mücahidlerinden çok siviller katledildi. Peki eğiteceğiniz ordunun katledeceği tek bir müslümanın hesabını Allah’a nasıl vereceksiniz?

Ama kafirler ve dostları unutmasınlar sizin kıytırık AMISOM, BM, NATO gibi şer ortaklıklarınız ve ordularınız varsa bizim Allah'ımız var. Göklerin ve yerin orduları bizimle inşAllah. Meleklerden ordular bizimle...  Allah'ın (svt) izniyle Cebrail bizimle, Mikail bizimle, ikişer, üçer, dörder kanatlı melekler bizimle.

O, inananların imanlarını kat kat artırmaları için kalplerine huzur ve güven indirendir. Göklerin ve yerin orduları Allah’ındır. Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Fetih: 4

Saflar belirginleşiyor… Yol ayrımındayız ve önümüzde sadece iki yol var. Ya Allah’ın (svt) yolunda yürüyüp, O’nun dininin yardımcısı olacağız, ya da şeytanın ve dostlarının yolunda. Allah'ım müslümanların gözlerini aç. Allah'ım başımızdaki kafirleri dünyada da ahirette de rezil et. Allah'ım senin düşmanlarından ve Onların dostlarından beriyiz, şahid ol. Allah'ım Somali'deki kardeşlerimize ve Allah(svt) kelimesi en yüce olsun diye savaşan bütün kardeşlerimize yardım et. Onların üzerine huzur ve güven indir. Göklerin ve yerin ordularını yardımımıza gönder, bizi Senin dinini yüceltenlerden eyle. Amin.

12 Eylül 2012 Çarşamba

yağmur

üç ay önce bir predator saldırısı sonucu ebu yahya el libi'nin öldürüldüğü iddia edilmişti. o gün bu gündür düzenli aralıklarla fasıktan değil de güvenilir kaynaklardan haberin doğru olup olmadığına dair bir açıklama arayıp durdum. inşAllah yalandır diye dua etsem de Allah'ın (subhanehu ve teala) onu bizden daha çok sevdiğini ve ruhunu bekleyen yeşil kuşların olduğunu biliyordum...artık şehadet haberleri günde yüzleri bulan sayılarla geliyor, hepsi de öyle güzel öyle imrenilesi canlar... ama dün ebu yahya el libi'nin şehadeti doğrulanınca kalbim ayrı bir sıkıştı ayrı bir kederlendim. kalbimin sıkışmasına sebep olan bu kutlu haber değildi. kesinlikle hayır... şu yağmurun altında onunla ıslanamamak, şu sobanın başında bu faziletli şeyhle beraber ısınamayacak olmamdı... Allah şehadetini kabul eylesin.amin

http://www.youtube.com/watch?v=HYkDVDrging





10 Ağustos 2012 Cuma

Saff

Size ne oluyor da, Allah yolunda ve, “Ey Rabbimiz! Bizleri halkı zalim olan şu memleketten çıkar, katından bize bir dost ver, bize katından bir yardımcı ver” diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz? nisa 75

İman edip hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar birbirlerinin velileridir. İman edip hicret etmeyenlere gelince, hicret edinceye kadar, onların velayetleri size ait değildir. Eğer din konusunda sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir kavme karşı olmadıkça, yardım etmek üzerinize borçtur. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. 
Kâfir olanlar bile birbirinin yardımcılarıdır. Eğer siz bunu yapmazsanız yer yüzünde bir fitne ve büyük fesâd olur. Enfal 72-73

bu ayetler özelde mustazaflarla ilgili hükmü bildiren cihad ayetleri. Sadece şunun üzerinde düşünülmesi müslümanın arında boğulmasına sebep olacaktır "Kâfir olanlar bile birbirinin yardımcılarıdır." yaptıkları küfürlerini ve ateşteki yerlerini derinleştirmekten başka bir şey olmayan kafirlerin, İslam'ı yok etmek için nasıl da birbirlerini kolladıklarını görmüyor muyuz?Aralarındaki bütün anlaşmazlık ve düşmanlıklara rağmen nasıl işbirliği içindeler?

Hendek'te Resulullah'ın(sav) devleti Medine'yi, Kureyş öncülüğünde Beni Süleym,Gatafan,Fezare, Sa'd, Esedoğulları birlik olup kuşattılar -ki aralarında hiçbir çıkar birliği yoktu İslamı yoketmekten başka-
Haçlı seferlerini hatırla... niçin birleştiler...Osmanlı'ya karşı Balkan ittifakını hatırla...hatırlamıyor musun dön ve Afganistan'a bak kaç devlet ne için kıtalarötesinde terör estiriyor...Somali'ye bak Afrika birliği kaç ülke birlik olmuş mücahidlerle savaşıyor...Mali'ye bak nasıl BM mücahidlere ve devletlerine karşı birlik olmak için çağrı yapıyor...Yemen'de niye ABD askerleri elin Yemen ordusunu mücahidlere karşı eğitiyor predatorlerle zulüm yağdırıyor. Suud niye mücahidleri bombalıyor...Irak'ta neler dönüyor...Suriye'ye bak küçük bir azınlık olan Nusayriler ve İran nasıl da birlik olmuşlar... ve görünürde hiçbir ortak yönleri olmayan Çin Rusya ne için müslümanları katlediyor...

Küfür tek millettir kardeşim, onlar bile tek millet olmuş saf bağlamış savaşıyorlar, sen otur ve zillete boyun eğ, Allah'ın tüm tehditlerine, müjdelerine rağmen otur ve şerefsizliğe boyun eğ... sonra da İslam olduğunu söyle... dünya'nın her yerinde müslümanlar katledilecek,bebekler boğazlanacak namuslar kirletilecek ve sen sadece biriz birdeniz kardeşiz sloganları atarak islam olacaksın öyle mi? önce kimle kardeş olduğunu öğrenerek işe başla, dostunu düşmanını kardeşini bil ve yalnız Allah (svt) için dostluk kardeşlik yap ve yine yalnız O'nun için bu dinin düşmanlarına düşmanlık yap.Kafirlerle, kardeşlerinle saf tutarak savaş ve Allah'ın sevgisini kendinden mahrum etme.

Şüphe yok ki Allah, kendi yolunda, yanyana, kurşunla kenetlenip kurulmuş bir duvar gibi saf kurarak savaşanları sever. Saff-4

cihad-desteklemenin-44-yolu

 

23 Temmuz 2012 Pazartesi

haydi nefislerinizi satmaya

 "Allah, Cennet karşılığında müminlerden mallarını ve canlarını satın almıştır. Allah yolunda savaşırlar, öldürür ve öldürülürler. Bu, Allah'ın Tevrat, İncil ve Kur'an'da onlara vadettiği bir haktır... Sözünde durmak için Allah'tan daha iyi kim olabilir? İşte ey müminler! Yaptığınız bu alışveriş ile müjdelenin, sevinin. Çünkü en büyük kazanç budur." tevbe 111

nefsini Allah’a (svt) satan bir Müslüman’ın önünde, satılmış olanı satın alana teslim etmekten başka bir seçenek yoktur. Müşteri satılanı aldığında ona istediğini yapar, onu istediği yere koyar, hatta isterse zindana bile koyar. İsterse ona en güzel elbiseyi giydirir, isterse onu sadece avret yerlerini örtecek şekilde çıplak bırakır. İsterse onu zengin, isterse de muhtaç fakir yapar. İster onu asıp idam eder ya da düşmanını ona musallat ederek onu öldürtürüp cesedine işkence yaptırır. Bize düşen sadece cenneti umarak emaneti teslim etmek,onu nasıl kabul edeceğiniyse yalnız Allah(svt) bilir. Karşında en güzel müşteri var haydi çıkar pazara varını yoğunu....malımızsa malımız, sözümüzse sözümüz, canımızsa canımız....

16 Temmuz 2012 Pazartesi

,,,

bu hurmaları yemek için mi yaratıldım?
bu.... çok uzun bir hayat.

10 Temmuz 2012 Salı

ne zaman öfkeleneceksin!

söyle bana ne zaman öfkeleneceksin
Göz pınarlarınızda yaşlar olacağı güne kadar toplarınızı bize verin
 Toplarınızı bize verin ve yerinizde kalın
 Ey İslam Ümmeti!
 Hala acılarımız acınız, kavgamız kavganızdır
 Bizim sokaklarımız sular altında kalırsa sizin sokaklarınızda sular altında kalır
 Acılı çığlıklarımız gökleri deliyor
 Acaba kulaklarınız nerede?
 Biz din kardeşi değil miydik?
 Hala din kardeşi değil miyiz?
 Ey İslam Ümmeti!
 Biz kardeş değil miydik?
 Tevhid çatısı altında toplanmıyor muyuz?
 Biz acıdan bağırıyoruz ve bazılarınız yakamızı bırakın diye bağırıyor
 Biz yitip gitsek mutlu mu olursunuz?
 Acı çeksek hoşunuza mı gider?
 Kalplerinizin bizimle olması ne anlama geliyor?
 Din kardeşim!
 Söyle bana ne zaman öfkeleneceksin?!
 Ne zaman öfkeleneceksin?
 Kutsallarımız çiğneniyor, sen öfkelenmiyorsun
 Onurumuz ayaklar altına alınıyor, sen öfkelenmiyorsun!
 Öldürülüyoruz, ayaklanıyoruz, susuyorsun!
 Ne zaman öfkeleneceksin söyle bana?
 Duma’da yaşananlar karşısında öfkelenmedin
 Zeynep’e tecavüz ettiler, öfkelenmedin
 Hamza Hatip öldürüldü, öfkelenmedin
 Hula’da katliamlar yaptılar, öfkelenmedin
 Ne zaman öfkeleneceksin söyle bana
 Düşmanım, düşmanın namusumuza el uzatıyor, sen öfkelenmiyorsun!
 Düşmanım, düşmanın tecavüz ediyor, sen susuyorsun
 Kanımda oyun oynuyor, sen izliyorsun…
 Allah için, Allah için…
 Allahuekber
 Allah İçin, İslam için, kutsallar için, mescitler için, çocuklar için öfkelenmedin
 Şimdi ne zaman öfkeleneceksin söyle bana?
 Utanmadan açıkça söyle hangi ümmettensin?
 İntikamımız alınmadı
 Yorulma
 Yorulma
 Bizim için bir şey yapmıyorsan bizden değilsin
 Bizden veya İslam ümmetinden değilsin
 Tavşan olarak yaşadın tavşan olarak öl...

23 Haziran 2012 Cumartesi

Bu zalim hayatta kaldığı müddetçe biz hayatta kalmayacağız.

Müslüman kardeşlerimize ve Irak’ta, Ürdün’de ve Türkiye’de bulunan mücahid kardeşlerimizi, kardeşlerinin yardımına koşmaya, zayıfların kanlarının dökülmesine ve kadınlarımızın namusunun kirletilmesine engel olmak için canlarını feda etmeye ve sahip olduğunuz bütün değerli şeyleri onları korumak adına harcamaya çağırıyoruz. Batılı kafirlerin ve Doğulu işbirlikçilerin Şam beldesindeki Müslümanlara daha fazla işkence, felaket ve vahşetten başka birşey getirmeyeceğini söylüyoruz.

Biz akidesi, dini, bayramları ve savaşları bir olan tek bir Ümmetiz ve bizi parçalamak isteyenlere ‘Sykes-Picot’ anlaşması veya başka anlaşmalar ile hiç bir zaman teslim olmayacağız. Çünkü Rabbimizin kitabı Hakk’ı şöyle açıklamaktadır: ‘Doğrusu bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin.’ (Enbiya, 92). Ve yine Allah Rasulu şöyle buyuruyor: "Müminler birbirini sevmede, birbirlerine karşı sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çekerler"
(İbn Hanbel, IV, 271; Buhârî, "Edeb", 27; Müslim, "Birr", 66)
 
Biz zulme uğramış kardeşlerimizi sadece ağlayarak, gözyaşı dökerek ve kınama bildirileri yayınlayarak savunmayacağız çünkü bu bizim yolumuz değil ve Allah’ın izniyle hiçbir zaman olmayacaktır. Allah mazluma yardım yolunu bize şöyle gösterdi: ‘Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?’ (Nisa, 75). Ve Allah kafirlerin gücünü kırmak ve zulümlerini durdurmanın yolunu bize şöyle gösterdi: ‘Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki, Allah kâfırlerin gücünü kırar. Hiç şüphesiz ki Allah kuvvet ve kudretçe çok daha güçlü, ve cezası daha çetindir.’ (Nisa, 84). Ve Allah kafirleri zelil etmenin, gururunu kırmanın ve zafere ulaşmanın yolunu bize şöyle gösterdi: ‘Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onların cezasını versin ve onları rezil ve rüsvay etsin, yardımıyla sizi onlara muzaffer kılsın. Ve mümin bir kavmin yüreklerini ferahlandırsın.’ (Tevbe, 14).

Biz cihad ve savaş yolunun kolay bir yol olmadığını biliyoruz. Fakat cihad yolu aynı zamanda kapalı bir yol değil. Aksi halde Allah bize bu yolu emretmez ve bizi buna mecbur tutmazdı. Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor: ‘İşte o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birini vaad ediyordu ki, sizin olacaktı. Siz ise arzu ediyordunuz ki, şanı ve şerefi olmayan şey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah, âyetleriyle hakkı yerine oturtmak ve kâfirlerin arkasını kesmek istiyordu.’ (Enfal, 7). Siz direnişinizin barışçıl olmasını istediğiniz halde Allah sizin için başka bir yolu yazmış olabilir. Verilen bunca kurbandan sonra barışçıl direniş hayaline boyun eğmek cihad, sabır ve fedakarlık Ümmetine yakışmaz. Allah Azze ve celle şöyle buyuruyor: ‘Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysa ki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.’ (Bakara, 216).
Ey Şam’ın kahramanları, hazır olun. Ey Irak’ın aslanları harekete geçin. Ey Ürdün’ün aslanları cihada çıkın. Ey Türkiye’nin erkekleri, bir adım öne çıkın. Çünkü kirletilen bacılarınızın ve annelerinizin namusudur, akıtılan oğullarınızın ve kardeşlerinizin kanıdır, çiğnenen akrabalarınızın ve vatanınızın onurudur. Zalim rejimin saldırılarını engellemek için kardeşlerinizin safında yerinizi alın, zalim rejimin yönetimini defedin, Rabbinizin şeriatını hakim kılın ve Allah’a tevekkül ederek ilerleyin. Şu müjdeyi hatırlayın: ‘Kim bir müminin dünyadaki bir sıkıntısını giderirse Allah da hesap günü onun sıkıntısını giderir’. Kardeşleriniz bugün büyük bir sıkıntı ile karşı karşıya. Kurtarıcı arıyorlar ama kurtarıcıları yok, yardım arıyorlar ama yardım edenleri yok. Sözlerinizle ve eylemlerinizle şunu ilan edin: ‘İşte sizin çağrınıza karşılık veriyoruz ey Şam beldesi. Bu zalim kibirlendiği müddetçe biz yaşamayacağız. Bu zalim hayatta kaldığı müddetçe biz hayatta kalmayacağız.’


Allahu Ekber. İzzet ancak Allah'a, O'nun elçisine ve müminlere mahsustur.

Ve duamızın sonu, alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir.

ebu yahya el libi

6 Haziran 2012 Çarşamba

yeşil kuşlar

Resulullah (sav) ashabına şöyle dedi: "Uhut'da şehid olan kardeşleriniz var ya! Allah, onların ruhlarını yeşil kuşların içine koydu. Bunlar cennetin nehirlerine giden, cennet meyvelerinden yiyen ve Arşın gölgesine asılmış, altından kandillere girip istirahat eden kuşlardır... (îmam Ahmed, Ebû Dâvud, Hâkim, Beyhaki, ibn-i Abbâs)

 fahd el-kuso'nun şehadetinin ardından ebu yahya el libi'nin öldürüldüğü iddia ediliyor...inşallah yalandır diye dua etsem de....
Allah'ın(svt) O'nu bizden daha çok sevdiğini ve bir yeşil kuşun bugün ya da yarın, O'nun ruhunu beklediğini biliyorum...

 ‘Aramızdaki savaş bitmedi. Günler yeniliklere gebe.’
Bizim davetimizin içtenliği liderlerimizin şehadetinden bellidir.
Allah bize yeter, O ne güzel vekildir! O bize yeter ve O ne güzel bir yardımcıdır.’ (şehid Fahd El-kuso)




 
















ya ben çok duygusalım ya da bu gözler fahd el kuso'nun gözleri

6 Mart 2012 Salı

Sizin hiç bebeğiniz paramparça oldu mu?

sizin hiç bebeğiniz paramparça oldu mu? 
Müslümanın akidesine ve ilkelerine sımsıkı tutunması ve her zaman üstün olduğunu ve -başına ne kadar sıkıntı ve zorluk gelse de- galip olduğunu ilan etmesi gerekir. Allahu teâlâ şöyle buyuruyor: “Gevşemeyin ve üzülmeyin. Siz eğer müminler iseniz muhakkak üstünsünüz. Eğer size bir yara dokunduysa o topluluğa da öylece bir yara dokunmuştur. O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz. Ta ki Allah müminleri ayırt etsin ve aranızdan şehidler edinsin. Allah zalimleri sevmez.”Al-i İmran 139-140
Mücahid Allah yolunda cihada çıktığında askeri zafer kazanmadan önce türlü zaferler kazanır, meydanların kazanılması belki de bu zaferler arasında en son anılması gerekenidir. İlk önce nefsine karşı zafer elde etmiştir,sonra şeytana,fitnecilere,tağutlara karşı daha ilk adımını attığında zafer kazanmıştır...sonrasında sebat göstermesi ayrı bir zaferdir ve Allah tarafından şahidlik, şehidlik için seçilmesiyle de zaferlerin en büyüğünü kazanır...ve meydanların kazanılması, Allah'ın sevdiği kullarını yanına almasından sonra sabır göstermenin müjdesi olarak gelecektir inşallah. Bugün Suriye Allah'ın izniyle zaferden zafere ilerliyor cihad yolunda elde edilebilecek nice zaferler kazandılar ve Fetih de yakındır inşallah.. Önemli olan Allah yolunda ödedikleri bu bedeller sonucu elde edilen özgürlüğü, Allah'ın dinini özgür kılmak için kullanmayı bilip en büyük zaferi kazanabilmek...İnşallah müslümanlar demokrasi şu bu gibi kokuşmuş düzenler adına bu kutlu zaferi ve dinlerini satmayacaklardır. Satmayacaklar çünkü bebeklerin kanları bu kadar ucuz değil, satmayacaklar çünkü bu din bu kadar ucuz değil...

23 Şubat 2012 Perşembe

uyan

"Esad’ı ben de sevmem ama havan toplarıyla aram iyidir. Esad’ı ben de sevmem ama Müslümanların katli baas üzerine kurduğum dengeler yanında önemsizdir. Esad’ı ben de sevmem, şebbihalarının boğazladığı bebekler de çok önemli değil. Önemli olsaydı çok sevgili kahramanım Seyyid Hasan Nasrallah ya da Ayetullahlar, Ahmedinejadlar benden önce tavır alırlardı. Esad’ı ben de sevmem ama, kopan bacaklar, kirletilen namuslar, gençliği yeraltı zindanlarında ciğerleri çürüyerek geçen esirler ve baasçılığın tarifi mümkün olmayan kırk yıllık bin bir zulmü, katliamları… Evet evet bunları yok sayabilirim. Çünkü kahramanım Nasrallah baası destekliyor, çünkü boğazlanan bebekler Natocu."

İlk başlarda şerhi bu manada olan alçakça tavırları görünce inanamıyordum, yani bir Müslümanın ya da bir insanın gözleri nasıl bu kadar kör olabilirdi, vicdan diye bir şey yok muydu? Ama artık bu söylemlere sahip olanların aldandığını ya da basiretlerinin bağlandığını falan düşünmüyorum, bence bunlar apaçık Zuhruf suresi  36. ayetin muhatapları;

"Kim Rahmân'ın zikrine karşı kör olursa ona bir şeytânı sardırırız; artık o, onun (yanından ayrılmaz, ona sürekli olarak kötülükleri telkin eden) arkadaşı olur."

Kardeşim biz eylemden sorumluyuz, dengeler adına hesaplar yapmaktan değil. Kimden gelirse gelsin zulme razı olamayız. Allah'ın düşmanlarının işgale zemin hazırlamaya ihtiyacı yok. Karşılarında dimdik duran cihadı hayat nizamı yapmış bir ümmet olmadıkça, komplolar üretebilirse üretir, üretemezse planını yine uygular. Onlar sistematik bir şekilde İslam’a savaşlarını hiç ara vermeden sürdürüyorlar. Kıyamete kadar da nesli bozmaya, yeryüzünü fitne ve fesada boğmaya devam edecekler. Hiçbir devleti ya da şahsı gözünüzde büyütmeyin, İran da, Lübnan Hizbullah'ı da, zulmü destekleyen ya da sessiz kalan herkes de katliamlara ortaktır. Düşmanımdır. Dileyen istediği kadar uluslararası dengeler, siyasetler gözetsin ve istediği kadar ellerini saklasın. Mahşerde döktüğünüz, dökülmesine rıza gösterdiğiniz Müslümanların kanları zulmünüzün mührü olacak inşallah.

Nato'nun, Amerikan uşağı Türkiye'nin ya da Arap devletlerinin direnişe hiçbir faydası olmayacağını bilerek, yalnız Allah'a güvenerek direnişin devam etmesini umuyor ve yalnız Allah'dan yardım diliyoruz. Bize düşen elimizden gelen bütün yollarla, dünyadaki bütün direniş cephelerine yardımda bulunmaktır.

Ve sen dizilere, Leyla mecnunlara ,şiirlere gömülmüş, romantizme boğulmuş... Adını bilmediğim milyon tane safsatayla gençliğini geçiren Müslüman kardeşim, suratını as demiyorum, güler yüzünü sök demiyorum... Karşılığını Allah'dan bekleyerek sonunda zafer ya da şehadet olan yolu yol edin.

"...Biz sizden ve Allah'dan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkar ediyoruz; Bizimle sizin aranızda, bir olan Allah'a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve öfke başlamıştır..."(mümtehine 4)
Ey müslüman bugün öfkeden dişlerin gıcırdamıyorsa,
Ya o dişlerini sök at, ya da artık bilemeye başla...
Onlar asırlar önce Allah'ın dinini ve müminleri düşman olarak bellediler
Artık sen de karar ver! Düşmanını seç!
Uykundan uyan ve bugün O'na nasıl zarar veririm diye düşün!
Yarın O'na nasıl zarar veririm diye düşün!
Ertesi gün ve bir sonraki gün ve ondan sonraki gün... O'nun hangi böbreğine yumruğumu atacağım diye düşün!
Elinde azgınlığından ve dünya hırsından başka bir şeyi olmayan kafirlerin kararlığını gör ve utan.
Unutma azaplarından başka bir şeylerini artırmayan zalimlerden daha güçlüsün.
Unutma Allah onların değil senin dostun!
Ve unutma biz tepeden tırnağa silahlanmış bir ümmetiz.
Silahını hatırla, küfrün belini kırmaya odaklan.
Hemen şimdi ellerini kaldır ve meleklerden bir ordunun harekete geçmesi için Rabbine yalvar!
Duayı bırakma, yumruklarını gevşetme!
Meleklerden ilham al, Onlarla birlikte zalimlerin parmaklarına, yüzlerine, boyunlarına vurmayı hayal et.
Sürekli dua et, evde, yolda, otobüste, işte...
Ya Muntakim, Ya Kahhar zikrin olsun.
Kafirlere lanet müminlere rahmet oku!
Ya Erhamerrahimin, Ya Şafi, Ya Cebbar, Ya Fettah...
Unutma Humus'ta boğazlanan bebek senin öz kardeşin!
Unutma Irak'ta, Filistin'de, Somali'de Kafkasya'da kirletilen namus, senin namusun!
Unutma seninle ya da sensiz zafer mutlaka gelecek.
Artık şu diken senin de ayağına batsın, uykun kaçsın!
Uyan ve haykır;
Elhamdülillah duygularım var ki bu katliamlara duygusal bakıyorum!
Elhamdülillah Müslümanım ki kardeşimin ayağına batan diken uykumu kaçırıyor!
Elhamdülillah Müslümanım ki Esed zalimi de onun bütün destekçileri de, yeryüzündeki bütün tağuti düzenler de düşmanımdır!

Kundaktaki bebekler boğazlanırken ne yapıyordun? diye sorulduğunda vereceğin cevabı iyi düşün ve o cevabın makbul olması için çalış!
Dua et, yumruk at, boykot et, müminleri savaşa, Allah yolunda mücadeleye teşvik et.

17 Aralık 2011 Cumartesi

Cihada ve Cihad Cephelerine Karşı Önyargılar

"Kim cihad etmeden ve cihada niyet de etmeden ölürse, nifaktan bir şube üzerine ölmüş olur" (Mesâbîhü's-Sünne)

Ilımlı İslam projelerinden belki de en çok nasibin alan ülke Türkiye oldu. Türkiye’de demokratikleşen bildik kesimlerin yanı sıra, Muhammedi yaşayışı örnek alan ve O’nun metodunu uygulayan davet ekollerinin de cihat kültürünü yavaş yavaş hayatlarından çıkardıklarını üzülerek gözlemliyorum. İnsanlarımız artık, sıcak çatışmaların yaşandığı cihad cephelerinde neler olup bittiğine dair, merak edip araştırma zahmetinde bile değiller. Hal böyle olunca mücahitler dualarda bile yer almıyor. Maalesef ülkemizde cihad ve şehadet, marşlar ve ezgilerle kalpleri coşturan bir modadan başka bir anlama sahip değil artık. Marşlar, ezgiler genç gönüllerde yapması gerekeni yapıyor ama şehadet özlemiyle yanıp tutuşan kalbin üstüne su serpen, kanaat önderleri, ağabeyler, anne babalar hiç eksik olmuyor. Özellikle aileler iş Allah (c.c.) yolunda savaşma isteğine gelince bin bir türlü bahane arayışına giriyorlar. Bunun başlıca sebepleri arasında, cihad cepheleriyle ilgili oluşturulan çeşitli manipülasyonlar yer alıyor. Ben bu yazıda cihadın önemini anlatmayacağım, cihadın İslam’da yeriyle ilgili hiçbir Müslüman'ın kafasında bir şüphe olduğunu zannetmiyorum. Bize cihadı unutturan fitnelerden, Müslümanların cihad cepheleriyle ilgili kafalarındaki şüphelerden ve Allah (c.c.) rızası için sefere çıkmaya niyetlenenleri vazgeçirmek için ortaya atılan söylemlerden birkaçına değinmeye çalışacağım inşallah.

 1.Şimdi cihad zamanı değil

Bu söylem çoktan demokratikleşen kesimlerin söylemlerine benzemekle beraber