30 Mart 2012 Cuma

özlemek.

Yine seni özlemek birikti bir dağ gibi ey Usame,.....Ve yürüdü ,yürüdü üstüme ,altına aldı beni.

şiir mi yazacaksın Usame'ye yaz
film mi? kitap hikaye destan? şarkı türkü marş eylem mi? öyle bir şey yap ki ondan ilham alan kişi yeni bir Usame olsun. sanat! şu bu o herneyse, eğer bir Usame'nin canlanmasına sebep olmayacaksa ya da kafirlere korku salmayacaksa, tüküreyim böyle sanata şuna buna ona...bir gram değeri yoktur,çöptür,boş iştir, eminim ki harcanan vaktin hesabı sorulacaktır.

19 Mart 2012 Pazartesi

kardeşim sen özgürsün

KARDEŞİM SEN ÖZGÜRSÜN

Kardeşim sen parmaklıklar ardındada olsan özgürsün 
Kardeşim sen pırangalara vurulsanda özgürsün
Sen Allah'a bağlandığın zaman

Sana Kölelerin tuzağı ne zarar verebilir ki

Kardeşim karanlığın ordularını kökten sileceksin
Ve bununla yerüzünde yeni bir fecr doğacak
Sen ruhunu bu fecrin doğuşuna teslim et

O zaman fecrin bizi uzaktan karşıladığını göreceksin

Kardeşim Muhakkak ki ellerinden kanlar akmıştır

ve zillete mahkum olmaktan yüz çevirmiştir
Muhakkak ki bir gün o şehadet aşıkları

Ebediyet kanı ile Cennete yükselecektir

Kardeşim sana ne oluyor ki savaştan bıkmışsın

Omuzundan silahını atmışsın
Söyle bana kim fedakârlık edecek ve yaraları kim saracak

Ve yeniden sancağımızı kim dalgalandıracak
 

Kardeşim Muhakkak ki ben bugün sarsılmaz dayanağa sahibim
Ve yerlerine dayanmış dağları,kayaları parça parça ederim
ve yarın bu silahımla bozgunculara karşı savaşacağım

Taki yeryüzünden yok edinceye kadar

Ben Rabb ve din için intikam alacağım

Yılmadan Resul ve sunnet üzerine devam edeceğim
Ya dünyayı kuşatacak zafer

Ya da Allah'a sunulacak şehadet

Kesinlikle Kardeşim ben savaştan yılacak değilim

Silahı da atacak değilim
Şayet kardeşim ben ölürsem şehidim

Sen de övülmüş bir zaferle devam edersin

Muhakkak ki ben emin bir şekilde

Yıldızların Rabbı olan Allah a giden yol üzerindeyim
İster beni affedin ister beni cezalandırın

Muhakkak ki ben verilen ahde eminim

Kardeşim yürü tereddüt etmeden arkana bakma

Senin yolun kanla boyanmıştır
Oraya buraya aldırış etme

Allah'dan başkasına boyun eğme

Kanadı kırık bir kuş değiliz ki

Bundan dolayı zelil görünüp öldürülelim
Adım adım çarpışmaya çağıran

Kanların sesini işitiyorum

Kardeşim benim üzerime ağlarsan

Benim kabrimi o içten damlalarla ıslatırsan
Ufalanmış kemıklerden kendıne meşale oluştur ,

Ve ışığıyla yaklaşan zafere doğru ilerle

Kardeşim biz ölürsek sevdiklerimize kavuşacağız 

Rabbımızın bahçeleri bizim için hazırlanmıştır
Muhakkak ki o Cennetin kuşları etrafımızda kanat çırpacaktır

Ebedi diyar bizim için nekadar hoştur


Şehid inş. Seyyid Kutub (r.h)

6 Mart 2012 Salı

Sizin hiç bebeğiniz paramparça oldu mu?

sizin hiç bebeğiniz paramparça oldu mu? 
Müslümanın akidesine ve ilkelerine sımsıkı tutunması ve her zaman üstün olduğunu ve -başına ne kadar sıkıntı ve zorluk gelse de- galip olduğunu ilan etmesi gerekir. Allahu teâlâ şöyle buyuruyor: “Gevşemeyin ve üzülmeyin. Siz eğer müminler iseniz muhakkak üstünsünüz. Eğer size bir yara dokunduysa o topluluğa da öylece bir yara dokunmuştur. O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz. Ta ki Allah müminleri ayırt etsin ve aranızdan şehidler edinsin. Allah zalimleri sevmez.”Al-i İmran 139-140
Mücahid Allah yolunda cihada çıktığında askeri zafer kazanmadan önce türlü zaferler kazanır, meydanların kazanılması belki de bu zaferler arasında en son anılması gerekenidir. İlk önce nefsine karşı zafer elde etmiştir,sonra şeytana,fitnecilere,tağutlara karşı daha ilk adımını attığında zafer kazanmıştır...sonrasında sebat göstermesi ayrı bir zaferdir ve Allah tarafından şahidlik, şehidlik için seçilmesiyle de zaferlerin en büyüğünü kazanır...ve meydanların kazanılması, Allah'ın sevdiği kullarını yanına almasından sonra sabır göstermenin müjdesi olarak gelecektir inşallah. Bugün Suriye Allah'ın izniyle zaferden zafere ilerliyor cihad yolunda elde edilebilecek nice zaferler kazandılar ve Fetih de yakındır inşallah.. Önemli olan Allah yolunda ödedikleri bu bedeller sonucu elde edilen özgürlüğü, Allah'ın dinini özgür kılmak için kullanmayı bilip en büyük zaferi kazanabilmek...İnşallah müslümanlar demokrasi şu bu gibi kokuşmuş düzenler adına bu kutlu zaferi ve dinlerini satmayacaklardır. Satmayacaklar çünkü bebeklerin kanları bu kadar ucuz değil, satmayacaklar çünkü bu din bu kadar ucuz değil...

27 Şubat 2012 Pazartesi

Allah için dostluk ve düşmanlık

Abdullatif bin Abdurrahman şöyle der: “Dini açıkça ortaya
koyma ve emri bi’l-ma’ruf nehyi ani’l-münkerin, yumuşak davranma,
hikmet veya buna benzer bahanelerle terk edilmesi,
cahillik nedeni ile bunların terk edilmesinden daha kötü, zarar ve
günah bakımından daha büyüktür. Bu geçersiz bahaneler ile
bunları terkeden insanlar, böyle bir hareket tarzı olmadıkça yaşamaya
imkan bulamayacakları kanaatindedirler. Böylelikle
rasullere ve onlara iman etmiş olanlara muhalefet etmekte ve
onların yollarından ve metodlarından uzaklaşmaktadırlar. Çünkü
bu taife akıllıca davranmanın, insanların rızasını kazanmaktan,
onlarla arasını iyi tutmaktan, onların dostluğunu ve muhabbetini
kazanmaktan geçtiğini kabul etmektedir. Bu, bir takım nefsani
istekleri ve emelleri, sükuneti ve kafir dahi olsa insanlarla iyi
ilişkileri, Allah için düşmanlık yapma ve eziyet çekmeyi terk etmeyi
tercih etmektir. Ki bunun akıbeti, helaktır. Halbuki kişi Allah
için dostluk ve düşmanlık yapmadıkça imanın tadını alamaz.
Akıllıca davranmak, Allah ve Rasulü’nün rızasına ulaştıracak
amelleri işlemekten başkası değildir. Bu ise, Allah’ın düşmanlarını
düşman edinmeyi gerektirir. Allah düşmanlarına duyulan buğz,
kalbin zindeliğinin, izzetinin ve yüceliğinin bir ürünüdür. Zindelik,
izzet ve yücelik yoksa, buğz yoksa ve muamelede, dostlukta ve düşmanlıkta pisi temizden ayırma yoksa böyle bir kalpte hangi
hayır barınabilir ki?” Ed-Düreru’s-Seniyye, Cihad Bölümü, 35

23 Şubat 2012 Perşembe

uyan

"Esad’ı ben de sevmem ama havan toplarıyla aram iyidir. Esad’ı ben de sevmem ama Müslümanların katli baas üzerine kurduğum dengeler yanında önemsizdir. Esad’ı ben de sevmem, şebbihalarının boğazladığı bebekler de çok önemli değil. Önemli olsaydı çok sevgili kahramanım Seyyid Hasan Nasrallah ya da Ayetullahlar, Ahmedinejadlar benden önce tavır alırlardı. Esad’ı ben de sevmem ama, kopan bacaklar, kirletilen namuslar, gençliği yeraltı zindanlarında ciğerleri çürüyerek geçen esirler ve baasçılığın tarifi mümkün olmayan kırk yıllık bin bir zulmü, katliamları… Evet evet bunları yok sayabilirim. Çünkü kahramanım Nasrallah baası destekliyor, çünkü boğazlanan bebekler Natocu."

İlk başlarda şerhi bu manada olan alçakça tavırları görünce inanamıyordum, yani bir Müslümanın ya da bir insanın gözleri nasıl bu kadar kör olabilirdi, vicdan diye bir şey yok muydu? Ama artık bu söylemlere sahip olanların aldandığını ya da basiretlerinin bağlandığını falan düşünmüyorum, bence bunlar apaçık Zuhruf suresi  36. ayetin muhatapları;

"Kim Rahmân'ın zikrine karşı kör olursa ona bir şeytânı sardırırız; artık o, onun (yanından ayrılmaz, ona sürekli olarak kötülükleri telkin eden) arkadaşı olur."

Kardeşim biz eylemden sorumluyuz, dengeler adına hesaplar yapmaktan değil. Kimden gelirse gelsin zulme razı olamayız. Allah'ın düşmanlarının işgale zemin hazırlamaya ihtiyacı yok. Karşılarında dimdik duran cihadı hayat nizamı yapmış bir ümmet olmadıkça, komplolar üretebilirse üretir, üretemezse planını yine uygular. Onlar sistematik bir şekilde İslam’a savaşlarını hiç ara vermeden sürdürüyorlar. Kıyamete kadar da nesli bozmaya, yeryüzünü fitne ve fesada boğmaya devam edecekler. Hiçbir devleti ya da şahsı gözünüzde büyütmeyin, İran da, Lübnan Hizbullah'ı da, zulmü destekleyen ya da sessiz kalan herkes de katliamlara ortaktır. Düşmanımdır. Dileyen istediği kadar uluslararası dengeler, siyasetler gözetsin ve istediği kadar ellerini saklasın. Mahşerde döktüğünüz, dökülmesine rıza gösterdiğiniz Müslümanların kanları zulmünüzün mührü olacak inşallah.

Nato'nun, Amerikan uşağı Türkiye'nin ya da Arap devletlerinin direnişe hiçbir faydası olmayacağını bilerek, yalnız Allah'a güvenerek direnişin devam etmesini umuyor ve yalnız Allah'dan yardım diliyoruz. Bize düşen elimizden gelen bütün yollarla, dünyadaki bütün direniş cephelerine yardımda bulunmaktır.

Ve sen dizilere, Leyla mecnunlara ,şiirlere gömülmüş, romantizme boğulmuş... Adını bilmediğim milyon tane safsatayla gençliğini geçiren Müslüman kardeşim, suratını as demiyorum, güler yüzünü sök demiyorum... Karşılığını Allah'dan bekleyerek sonunda zafer ya da şehadet olan yolu yol edin.

"...Biz sizden ve Allah'dan başka taptıklarınızdan uzağız; sizin dininizi inkar ediyoruz; Bizimle sizin aranızda, bir olan Allah'a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve öfke başlamıştır..."(mümtehine 4)
Ey müslüman bugün öfkeden dişlerin gıcırdamıyorsa,
Ya o dişlerini sök at, ya da artık bilemeye başla...
Onlar asırlar önce Allah'ın dinini ve müminleri düşman olarak bellediler
Artık sen de karar ver! Düşmanını seç!
Uykundan uyan ve bugün O'na nasıl zarar veririm diye düşün!
Yarın O'na nasıl zarar veririm diye düşün!
Ertesi gün ve bir sonraki gün ve ondan sonraki gün... O'nun hangi böbreğine yumruğumu atacağım diye düşün!
Elinde azgınlığından ve dünya hırsından başka bir şeyi olmayan kafirlerin kararlığını gör ve utan.
Unutma azaplarından başka bir şeylerini artırmayan zalimlerden daha güçlüsün.
Unutma Allah onların değil senin dostun!
Ve unutma biz tepeden tırnağa silahlanmış bir ümmetiz.
Silahını hatırla, küfrün belini kırmaya odaklan.
Hemen şimdi ellerini kaldır ve meleklerden bir ordunun harekete geçmesi için Rabbine yalvar!
Duayı bırakma, yumruklarını gevşetme!
Meleklerden ilham al, Onlarla birlikte zalimlerin parmaklarına, yüzlerine, boyunlarına vurmayı hayal et.
Sürekli dua et, evde, yolda, otobüste, işte...
Ya Muntakim, Ya Kahhar zikrin olsun.
Kafirlere lanet müminlere rahmet oku!
Ya Erhamerrahimin, Ya Şafi, Ya Cebbar, Ya Fettah...
Unutma Humus'ta boğazlanan bebek senin öz kardeşin!
Unutma Irak'ta, Filistin'de, Somali'de Kafkasya'da kirletilen namus, senin namusun!
Unutma seninle ya da sensiz zafer mutlaka gelecek.
Artık şu diken senin de ayağına batsın, uykun kaçsın!
Uyan ve haykır;
Elhamdülillah duygularım var ki bu katliamlara duygusal bakıyorum!
Elhamdülillah Müslümanım ki kardeşimin ayağına batan diken uykumu kaçırıyor!
Elhamdülillah Müslümanım ki Esed zalimi de onun bütün destekçileri de, yeryüzündeki bütün tağuti düzenler de düşmanımdır!

Kundaktaki bebekler boğazlanırken ne yapıyordun? diye sorulduğunda vereceğin cevabı iyi düşün ve o cevabın makbul olması için çalış!
Dua et, yumruk at, boykot et, müminleri savaşa, Allah yolunda mücadeleye teşvik et.

14 Şubat 2012 Salı

dua

"Ağustos 2002 - Yazmaktan elim ağrıyor, sırtım tutuldu. Yaşlanıyorum. 41 yaşındayım ama 50 gibi hissediyorum. Romatizmam ve böbrek rahatsızlığım var. İşitmede, görmede sorun yaşıyorum."
"Mart 2005 - Yaşamımın ruhusun. Kalbimin seçtiğisin. Gözümün nurusun... Benim için ne kadar önemli olduğunu bilemezsin. Sen kırılırsan ben de kırılırım. Sen güçsüzleşirsen ben de güçsüzleşirim. Ölürsen ölürüm. Ruh... eşimsin. Güçlü durmana ihtiyacım var."
"Ağustos 2008 - Sevgilim, evet çok kilo kaybettim, evet çok hastalığım var, görmem bozuldu, kemiklerim ağrıyor ve saçlarım beyazladı. Evet, yaşlandım. Ama kalbim hala genç, zihnim güçlü."
Guantanamo esirlerini dualarımızda unutmayalım...Allah'ım kardeşlerimizi esaretten kurtar.amin
http://www.pressmedya.com/?aType=haber&ArticleID=6627

21 Ocak 2012 Cumartesi

rahat uyuyabiliyor muyuz?

"Mü’minlerin birbirine karşı sevgisi, merhameti ve iyi muamelesinin misali, aynı vücut gibidir. Şayet vücutda bir uzva zarar gelirse bütün vücut etkilenir ve buna ateşle, uykusuzlukla karşılık verir." (Müslim, Buhari-Edeb’il Müfred, Ahmed)
son birkaç ayda Somali'de neler oldu...  
Cholera: 214 more children die in Somali 
US drones kill nearly 100 in single day
Hunger, cholera kill 55 kids in Somalia
US terror drones kill 146 in two days 
Cholera kills 81 more in Somalia 
US terror drones kill 36 more in Somalia 
Diseases kill 200 Somali kids in 24 hrs 
Kenyan airstrikes kill seven Somali kids  
Cholera claims 195 more lives in Somalia  
US terror drone, Kenya strike Somalia 
Diseases kill 50 more Somali children
US terror drones kill 24 in Somalia 
Cholera claims 119 more lives in Somalia 
 US terror drones kill 39 more in Somalia
Cholera, hunger kills 83 more Somali kids 
US terror drone kills 18 in Somalia 
Bomb blast leaves 6 dead in Mogadishu 
Kenya raids kill 14 in Somalia  
Cholera kills 116 children in Somalia 
Kenyan airstrikes kill 60 in Somalia
21 Somalis killed in Mogadishu violence 
US terror drones kill 38 more in Somalia 
80 more Somali children die of cholera 
US terror drones kill 41 more in Somalia  
Famine kills 90 more Somalis 
US drone raids kill over 120 in 2 days
75 die of hunger, cholera in Somalia 
 US drone strikes kill 38 in Somalia
Cholera kills 45 more Somali children 
US drone attack kill 20 Somalis 
Cholera kills 65 more Somali children 
US terror drones kill 24 more in Somalia  
Cholera kills 73 Somali children 
US terror drone raid kills 6 in Somalia  
US terror drones kill 29 in Somalia 


19 Ocak 2012 Perşembe

evvah

1.      Evvah :
Kurtubi diyor ki: “Bu kelimenin aslı, “teevvüh; ah edip inlemek”den gelmektedir ki, bu da ızdıraplıca uzun nefes alındığı vakit göğüsten geldiği işitilen ses demektir.” Ka’b dedi ki: “İbrahim (a.s.) ateşi hatırladı mı, ah aderdi.” El-Cevheri der ki: “Arapların bir şeyden şikayet ettikleri vakit, bu işten “ah” demeleri bir ızdırap çekme ifadesidir. Şair der ki:

“Onu hatırladığım her seferinde ah (ederim), onu hatırlamamdan ötürü

Ve (yine ah) aramızdaki yer ve gök kadar uzaklıktan dolayı” [1]

Fahreddin Razi diyor ki: “Evvâh kelimesi, bir kimsenin kederi iyice artınca söylediği “ah” sözünden türemiştir. Bunun sebebi şudur: İnsan hüzünlendiğinde, kalbi ruh, kalbin içinde sıkışıp tıkanmaya, boğulmaya başlar, böylece alabildiğince yanar. İnsan da, kendisinde bulunan bazı kederleri hafifletmek için, kalbinden bu yanan nefesini (ah diyerek) çıkarır. İşte bu lafzın iştikakı hususundaki temel izah budur.”[2]

Süleyman Ateş diyor ki: “Evvâh kelimesi evh kökünden gelir. İnsan çok üzülünce içinde biriken hüznü hafifletmek için “ooh!” der. İşte İbrahim, çok ooh diyen, halkın dertlerine üzüldüğünden çok ooh çeken biri olduğu için “evvâh” sıfatıyla nitelendirilmiştir. Bu şefkat ve merhametinden dolayı babasına, belki doğru yola gelir umuduyla Allah’tan mağfiret dilemiştir. Ama onun kararlı bir kâfir olduğunu anlayınca ondan el çekmiştir.”[3]

Muhammed Ali es-Sabuni diyor ki: “Evvâh: Çok yalvarıp yakaran manasınadır. Bir kimse, acı ve ağrıdan şikayet ettiğinde “Te’vehu’r-raculu” denilir. Mastarı Te’veha’dır. Şair şöyle der:

“Sevgilimi gece uğurladığım zaman, kederli adamın inlemesi gibi inler.”[4]

İzzet Derveze diyor ki: Evvâh: “Allah’a çokça bağlı, yalvaran ve içli, yanık ve Allah’tan korkan anlamındadır.” denilmiştir.[5]

Evvâh: Çok içli, yumuşak kalpli, yufka yürekli, merhametli.[6] Çok dua eden, azab ihtimali dolayısıyla ah vah edip sızlayan, Allah’ı çokça anan... diye açıklanmıştır[7].[8]

Evvâh kelimesi insanın kederinin iyice artmasından sonra “Ah, âh...” biçiminde çıkardığı seslerden türemiştir.[9]

İlim adamları “Evvâh” kelimesinin anlamı ile ilgili şu görüşleri ileri sürmüşlerdir:

1) İbn Mesud ve Ubeyd b. Umeyr’e göre “Çokça dua eden kimse” demektir.

2) Hasan, Katade, Ebu Meysere, Amr b. Şurahbil ve İbn Mesud’a göre “Allah’ın kullarına karşı çokça merhametli olan kimse” demektir. Nehhas’a göre birinci görüşün İbn Mesud’a ait olduğu senet bakımından daha sahihtir. Amr b. Şurahbil bu kelimenin, Habeşçe’den alındığını söylemiştir.

3) Âta, İkrime, Mücahid, Süfyan, Dahhak ve Ebu Zabyan’dan rivayetle İbn Abbas’a göre “Kesin inanç ve yakîn sahibi” demektir.

4) İbn Abbas ve İbn Cüreyc’e göre “Habeşçe’de mü’min” demektir.

5) Kelbi ve Said b. el-Müseyyeb’e göre “Kimsesiz, ıssız, kurak yerlerde Allah’ı anıp tesbih eden kimse” demektir.

6) Said b. Cübeyr, Hasan-ı Basri ve Ukbe b. Âmir’e göre “Tesbih eden ve Allah’ı çokça zikreden” demektir. Ukbe b. Âmir diyor ki: “Rasulullah (s.a.v.) Zulbicadeyn ismindeki bir adam için buyurdu ki: “Bu adam evvâh’dır. Çünkü bu, Kur’an okuyarak, Allah’ı çokça zikrederdi ve dua ederken sesini yükseltirdi.”[10]

7) Âtâ ve Abdullah ibn Abbas’a göre “Çokça Kur’an-ı Kerim okuyan kimse” demektir.

Abdullah ibn Abbas diyor ki: “Rasulullah (s.a.v.) geceleyin kabristana vardı. Ona bir kandil yakıldı. Cenazeyi kıble tarafından kabre koydu ve buyurdu ki: “Allah sana rahmet eylesin. Şüphesiz ki sen, çok evvâh idin. Kur’an’ı çokço okuyan idin.”[11]

Kurtubi diyor ki: “Bütün bu görüşler, birbirleriyle iç içedir. Kur’an tilaveti ise bütün bunları kapsar.”

8) Ebu Zer’e göre “Çokça ah eden kimse” demektir. İbrahim (a.s.) da: “Ah demenin fayda vermeyeceği bir vakit gelmeden önce cehennem ateşinden ah” derdi.

Ebu Zer der ki: “Bir adam Beytullahı çokça tavaf eder ve dua ettiği sırada, âh âh dermiş. Ebu Zer bu adamı rasulullah’a (s.a.v.) şikayet edince, Rasulullah: “Bırak onu çünkü o, çok evvâh bir kimsedir.” diye buyurmuştur. Bir gece dışarı çıktığımda, Rasulullah’ın o adamı geceleyin –beraberinde bir kandil bulunduğu halde- defnettiğini gördüm.”[12]

9) Mücahid (İbn Abbas’tan rivayetle İbn Cüreyc[13]) ve Nehai’ye göre “Fakih (dinde inceliğine bilgi sahibi, ince kavrayışlı) kimse” demektir.

10) Abdullah b. Şeddad b. el-Hâd’a göre “Huşu duyan, yalvarıp yakaran kimse” demektir.[14]

Enes der ki: “Bir kadın Rasulullah’ın huzurunda hoşuna gitmeyecek bir söz söyledi. Hz. Ömer bu şekilde konuşmaktan onu alıkoyunca, Rasulullah (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Bırakın o kadını çünkü o evvâh bir kadındır.” “Ey Allah’ın Rasulü! Evvâh ne demektir?” diye sorunca, Rasulullah (s.a.v.): “O huşu duyan bir kadındır.” diye cevap verdi.”[15]

11) Ebu Eyyub’a (ve Şüfeyy İbn Mani’ye[16]) göre “Hatırladığında, günahlarından dolayı mağfiret dileyen kimse” demektir.

12) Ferra’ya göre “Günahlarından dolayı çokça ah eden kimse” demektir.

13) Said b. Cübeyir’e göre “Hayır yaptığını bilen kimse” demektir.

14) Abdulaziz b. Yahya’ya göre “Çok şefkatli kimse” demektir. Ebu Bekir Sıddık (r.a.) da şefkat ve ince kalpliliği dolayısıyla “Evvâh” diye adlandırılırdı.

15) Âtâ’ya göre “Yüce Allah’ın hoşlanmadığı herşeyden dönen, vazgeçen kimse” demektir.[17]

16) Ebu Derda şöyle demiştir: “Kuşluk namazına ancak evvâh olan devam eder.” (İbn Ebu Hatim)

17) Mücahid diyor ki: “Evvâh; kendisini muhafaza eden, korkan, günahı gizlice işleyip yine gizli olarak ondan tevbe edendir.” (İbn Ebu Hatim)

18) Ka’b el-Ahbar diyor ki: “İbrahim, cehennem zikredildiği zaman: Ah ateşten dermiş.”[18]

Taberi diyor ki: “Bana göre bu görüşlerden doğru olan, Abdullah b. Mesud’dan nakledilen birinci görüştür. Yani evvâh kelimesinden maksat, “Dua eden” demektir. Çünkü Hz. İbrahim, babasını hakka davet ettikten sonra babası, onu tehdit etmiş, İbrahim de babasına Allah’tan af dileyeceğini ve ona dua edeceğini belirtmiştir.”

İbrahim’in neden böyle bir kimse olduğu hakkında alimlerin görüşleri:

1) Bazı alimlere göre “İbrahim, babasına ve diğer insanlara karşı çok merhametli ve çok yumuşaktı. Bu sebeple o, bu sıfatla sıfatlandı.”

2) Bazı alimlere göre “İbrahim’in böyle oluşu, Allah’a kesin iman etmesinden, O’nun azametini bilmesinden ve O’na boyun eğmesindendi.”

3) Bazı alimlere göre “İbrahim’in böyle oluşu, onun Rabbine olan imanının sağlamlığındandır.”

4) Bazı alimlere göre “İbrahim’in kendisine inen ilahi kitabı çokça okumasındandır.”

5) Bazı alimlere göre “İbrahim’in Rabbini çokça zikretmesindendir

14 Ocak 2012 Cumartesi

Azim olan Allah’a yemin ederiz ki

Azim olan Allah’a yemin ederiz ki,
Şehitlerimizin akan kanlarına suskun kalmayacağız!
Azim olan Allah’a yemin ederiz!
Azim olan Allah’a yemin ederiz!
Azim olan Allah’a yemin ederiz!
Kadınlarımızı, çocuklarımızı, kardeşlerimizi, âlimlerimizi ve şehitlerimizi kanımızın son damlasına kadar savunacağız.
Humus’un cesur ruhlarının hayali: Ya muzaffer olmak ya da ölmek!
Ya zafer, ya ölüm!
Ya zafer, ya ölüm!
Ve Allah sözlerimize şahittir…
Allah sözlerimize şahittir…
Allah sözlerimize şahittir…
Arap Birliği,
Gözlemciler,
Suriye Rejimi,
Amerika,
Obama,
Sarkozy,
Bütün Yöneticiler;
Hepsi Dinliyor!
Ey Gençler zafer kimden gelir?
- Allah’tan Allah’tan!
Ey gençler! Ben biraz önce El-Cezire ile görüştüm… Bütün dünya sizi izleyecek!
İçinizde Obama’dan zafer/yardım bekleyeniniz var mı?
- Hayır!
İçinizde Erdoğan’dan zafer/yardım bekleyeniniz var mı?
- Hayır!
İçinizde herhangi bir şahıstan ya da meclisten veya Arap Ligi’nden yardım bekleyeniniz varsa burayı terk edebilir!
Zafer kimdendir?
- Allah’tan.
Bismillahirrahmanirrahim
Allah'ın yardımı ve fetih (Mekke fethi) geldiğinde ve insanların bölük bölük Allah'ın dinine girdiğini gördüğünde, Rabbine hamd ederek tespihte bulun ve O'ndan bağışlama dile. Çünkü O, tövbeleri çok kabul edendir. (Nasr Suresi)
Allah’ım senden başka kimsemiz yok!

http://www.pressmedya.com/?aType=haber&ArticleID=6060

2 Ocak 2012 Pazartesi

Ey sonradan konulan kanunların ve yeryüzü anayasalarının kulları
Ey demokrasi dininin taraftarları
Ey kanun koyan rabler
Biz sizden ve sizin dininizden Allah'a sığınırız
Sizi, sizin şirk anayasalarınızı ve putperest meclislerinizi inkar ediyoruz
Bizimle sizin aranızda, bir olan Allah'a iman edinceye kadar ebedi bir düşmanlık ve öfke başlamıştır.
Şeyh Ebu Muhammed Asım El-Makdisi