23 Haziran 2012 Cumartesi

Bu zalim hayatta kaldığı müddetçe biz hayatta kalmayacağız.

Müslüman kardeşlerimize ve Irak’ta, Ürdün’de ve Türkiye’de bulunan mücahid kardeşlerimizi, kardeşlerinin yardımına koşmaya, zayıfların kanlarının dökülmesine ve kadınlarımızın namusunun kirletilmesine engel olmak için canlarını feda etmeye ve sahip olduğunuz bütün değerli şeyleri onları korumak adına harcamaya çağırıyoruz. Batılı kafirlerin ve Doğulu işbirlikçilerin Şam beldesindeki Müslümanlara daha fazla işkence, felaket ve vahşetten başka birşey getirmeyeceğini söylüyoruz.

Biz akidesi, dini, bayramları ve savaşları bir olan tek bir Ümmetiz ve bizi parçalamak isteyenlere ‘Sykes-Picot’ anlaşması veya başka anlaşmalar ile hiç bir zaman teslim olmayacağız. Çünkü Rabbimizin kitabı Hakk’ı şöyle açıklamaktadır: ‘Doğrusu bu sizin ümmetiniz bir tek ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin.’ (Enbiya, 92). Ve yine Allah Rasulu şöyle buyuruyor: "Müminler birbirini sevmede, birbirlerine karşı sevgi ve merhamet göstermede tek bir beden gibidir O bedenin bir organı acı çektiği zaman, bedenin diğer organları da uykusuzluk ve yüksek ateş çekerler"
(İbn Hanbel, IV, 271; Buhârî, "Edeb", 27; Müslim, "Birr", 66)
 
Biz zulme uğramış kardeşlerimizi sadece ağlayarak, gözyaşı dökerek ve kınama bildirileri yayınlayarak savunmayacağız çünkü bu bizim yolumuz değil ve Allah’ın izniyle hiçbir zaman olmayacaktır. Allah mazluma yardım yolunu bize şöyle gösterdi: ‘Hem size ne oluyor ki, Allah yolunda: "Ey Rabbimiz! bizleri bu halkı zâlim olan memleketten çıkar, tarafından bizi iyi idare edecek bir sahip ve bize katından bir kurtarıcı gönder" diye yalvarıp duran zayıf ve zavallı erkekler, kadınlar ve çocukların kurtarılması uğrunda savaşa çıkmıyorsunuz?’ (Nisa, 75). Ve Allah kafirlerin gücünü kırmak ve zulümlerini durdurmanın yolunu bize şöyle gösterdi: ‘Allah yolunda savaş! Sen ancak kendi yaptığından sorumlusun. Müminleri de savaşa teşvik et. Umulur ki, Allah kâfırlerin gücünü kırar. Hiç şüphesiz ki Allah kuvvet ve kudretçe çok daha güçlü, ve cezası daha çetindir.’ (Nisa, 84). Ve Allah kafirleri zelil etmenin, gururunu kırmanın ve zafere ulaşmanın yolunu bize şöyle gösterdi: ‘Onlarla savaşın ki Allah, sizin ellerinizle onların cezasını versin ve onları rezil ve rüsvay etsin, yardımıyla sizi onlara muzaffer kılsın. Ve mümin bir kavmin yüreklerini ferahlandırsın.’ (Tevbe, 14).

Biz cihad ve savaş yolunun kolay bir yol olmadığını biliyoruz. Fakat cihad yolu aynı zamanda kapalı bir yol değil. Aksi halde Allah bize bu yolu emretmez ve bizi buna mecbur tutmazdı. Allah Azze ve Celle şöyle buyuruyor: ‘İşte o zaman Allah size iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birini vaad ediyordu ki, sizin olacaktı. Siz ise arzu ediyordunuz ki, şanı ve şerefi olmayan şey (kervan) sizin olsun. Halbuki Allah, âyetleriyle hakkı yerine oturtmak ve kâfirlerin arkasını kesmek istiyordu.’ (Enfal, 7). Siz direnişinizin barışçıl olmasını istediğiniz halde Allah sizin için başka bir yolu yazmış olabilir. Verilen bunca kurbandan sonra barışçıl direniş hayaline boyun eğmek cihad, sabır ve fedakarlık Ümmetine yakışmaz. Allah Azze ve celle şöyle buyuruyor: ‘Savaş size farz kılındı, gerçi o size hoş gelmez. Olabilir ki siz, bir şeyden hoşlanmazsınız; oysa ki o sizin için bir hayırdır. Yine olabilir ki, siz bir şeyi seversiniz, oysa ki o sizin için bir kötülüktür. Allah bilir, siz bilmezsiniz.’ (Bakara, 216).
Ey Şam’ın kahramanları, hazır olun. Ey Irak’ın aslanları harekete geçin. Ey Ürdün’ün aslanları cihada çıkın. Ey Türkiye’nin erkekleri, bir adım öne çıkın. Çünkü kirletilen bacılarınızın ve annelerinizin namusudur, akıtılan oğullarınızın ve kardeşlerinizin kanıdır, çiğnenen akrabalarınızın ve vatanınızın onurudur. Zalim rejimin saldırılarını engellemek için kardeşlerinizin safında yerinizi alın, zalim rejimin yönetimini defedin, Rabbinizin şeriatını hakim kılın ve Allah’a tevekkül ederek ilerleyin. Şu müjdeyi hatırlayın: ‘Kim bir müminin dünyadaki bir sıkıntısını giderirse Allah da hesap günü onun sıkıntısını giderir’. Kardeşleriniz bugün büyük bir sıkıntı ile karşı karşıya. Kurtarıcı arıyorlar ama kurtarıcıları yok, yardım arıyorlar ama yardım edenleri yok. Sözlerinizle ve eylemlerinizle şunu ilan edin: ‘İşte sizin çağrınıza karşılık veriyoruz ey Şam beldesi. Bu zalim kibirlendiği müddetçe biz yaşamayacağız. Bu zalim hayatta kaldığı müddetçe biz hayatta kalmayacağız.’


Allahu Ekber. İzzet ancak Allah'a, O'nun elçisine ve müminlere mahsustur.

Ve duamızın sonu, alemlerin Rabbi olan Allah'a hamd etmektir.

ebu yahya el libi

6 Haziran 2012 Çarşamba

yeşil kuşlar

Resulullah (sav) ashabına şöyle dedi: "Uhut'da şehid olan kardeşleriniz var ya! Allah, onların ruhlarını yeşil kuşların içine koydu. Bunlar cennetin nehirlerine giden, cennet meyvelerinden yiyen ve Arşın gölgesine asılmış, altından kandillere girip istirahat eden kuşlardır... (îmam Ahmed, Ebû Dâvud, Hâkim, Beyhaki, ibn-i Abbâs)

 fahd el-kuso'nun şehadetinin ardından ebu yahya el libi'nin öldürüldüğü iddia ediliyor...inşallah yalandır diye dua etsem de....
Allah'ın(svt) O'nu bizden daha çok sevdiğini ve bir yeşil kuşun bugün ya da yarın, O'nun ruhunu beklediğini biliyorum...

 ‘Aramızdaki savaş bitmedi. Günler yeniliklere gebe.’
Bizim davetimizin içtenliği liderlerimizin şehadetinden bellidir.
Allah bize yeter, O ne güzel vekildir! O bize yeter ve O ne güzel bir yardımcıdır.’ (şehid Fahd El-kuso)




 
















ya ben çok duygusalım ya da bu gözler fahd el kuso'nun gözleri

31 Mayıs 2012 Perşembe

ALLAH'A VE AHİRET GÜNÜNE İMAN EDİP DE İMANLARINDA YALAN SÖYLEMEMİŞ OLANLARA ÇAĞRI


ALLAH'A VE AHİRET GÜNÜNE İMAN EDİP DE İMANLARINDA YALAN SÖYLEMEMİŞ OLANLARA ÇAĞRI


 I
TÜRKİYE'DE ELİ KALEM TUTAN BÜTÜN İLİM ADAMLARINI, VİCDAN SAHİBİ VE KALPLERİ ÖLMEMİŞ, ALLAH'A İMAN ETTİĞİNİ SÖYLEYEN VE İSLAM'DA "İMAN KARDEŞLİĞİ"NİN NE DEMEK OLDUĞUNU BİLEN BÜTÜN MÜSLÜMANLARI;  "CUMA HUTBELERİ"NDE SURİYE'DE ZALİM NUSAYRİ KÜFR REJİMİNİN KATLETTİĞİ EHL-İ İSLAM OLAN KARDEŞLERİMİZE DUA EDİLMESİ İÇİN DİYANETE FAKS VE İNTERNET ÜZERİNDEN UYARIDA BULUNMAYA VE HÜKÜMETİN; MÜSLÜMANLARIN OYLARINI ALARAK İKTİDAR OLMASINA RAĞMEN, MAZLUM KARDEŞLERİMİZ İÇİN HUTBELERDE BİR TEK CÜMLEYLEDE DE OLSA UĞRADIKLARI İNSANLIK DIŞI KATLİAMLARA VE TEMİZ KADINLARIMIZIN IRZLARINA MUSALLAT OLMALARINI TELİN ETTİRMEMESİ SEBEBİYLE PROTESTO ETMEYE, HATTA CAMİLERDE HOCALARIN HUTBELERİNDE NEDEN BU KONUYA DEĞİNMEDİKLERİNİ SORGULAMAYA DAVET EDİYORUM.

II

AYRICA BÜTÜN İSLAMİ CEMAATLERİ, ÖNDERLERİNE VE HOCALARINA; ÖZELLİKLE SURİYE'DEKİ ZULÜMLERE VE KATLİAMLARA KARŞI SESSİZ KALANLARINI DA UYARMAYA VE BUNUN SEBEBİNİ KENDİLERİNE SORMAYA VE BUNUN İMAN KARDEŞLİĞİ VE İSLAM'IN EMRETTİĞİ ADALET VE EMR-İ Bİ'L-MA'RUF VE NEHY-İ ANİ'L-MÜNKER KAİDESİYLE NE DERECE BAĞDAŞTIĞINI DA SORGULAMAYA DAVET EDİYORUM.
EY ALLAH'IN KULLARI BİR GÜN BENZERİ BİR İMTİHANDAN BİZ DE GEÇEBİLİRİZ..!
 EY MÜSLÜMANLAR..!
NERDESİNİZ VE EY ARAPLAR NERDESİNİZ DİYE ÇIĞLIKLARI YÜREKLER PARÇALAYAN KADINLARIN FERYADINI DUYDUKLARI HALDE HUZURLU UYKU UYUYANLARA ALLAH'IN AZABI HAK OLMAMIŞ MIDIR SANIYORUZ?
                    NEDEN KENDİMİZE HESAP SORMUYORUZ.?
BU DUYARSIZLIK VE BU SESSİZLİK BİZE ALLAH'IN AZABI VE GAZABI OLARAK DÖNERSE, ZALİMLER TOPLULUĞUNUI ALLAH'N AZABINDAN KİM KURTARABİLİR Kİ?
 HALA 1 KRŞ DA OLSA KARDEŞLERİNE YARDIM ETMEMİŞ VE BELKİ DE ETMEYE ELİ VE VİCDANI HALA İKNA OLMAMIŞ CİMRİLERİ DE ALLAH'IN AZABIYLA MÜJDELEYEN KİMDİR BİLİYOR MUYUZ?
mehmet emin akın

26 Mayıs 2012 Cumartesi

Cihadı Desteklemenin 44 Yolu


Birkaç koli alıp çevrenizdekilere dağıtmanız tavsiye olunur 
http://www.kureselkitap.com/urun.asp?u=26#detay

Rahman ve Rahim olan ALLAH’ın Adıyla

Cihad İslamdaki en büyük ameldir ve ümmet, bu amelin uygulanması ile kurtuluşa erer. Tıpkı günümüzde olduğu gibi Müslümanların toprakları kâfirler tarafından işgal edildiği, zorbaların zindanları Müslüman esirlerle doldurulduğu, ALLAHın hükümlerinin yeryüzünden kaldırıldığı, İslamın kökünün kazınması adına saldırıda bulunulduğu zaman cihad, tüm Müslümanların üzerine farz haline gelir. İşte bu durumda çocuk ebeveyninden, kadın kocasından ve borçlu alacaklısından izin almadan bu ameli yerine getirmelidir.
Sevgili kardeşlerim ve bacılarım bu mesele o kadar önemli ve acil bir meseledir ki düşmanımız herhangi bir millet veya ırk değildir. Düşmanımız, küresel uzantıları olan bir küfür sistemidir. İşte bu küfür sistemi daha önce olmadığı kadar bize karşı komplolar kuruyor. Peygamber efendimizin hadisinde bildirdiği üzere Rumlar ve Müslümanlar arasında yaşanacak büyük savaşa doğru yaklaşmaktayız.
Tekrar bu noktanın üzerinde önemle durulması gerekir. Şöyle ki: Bugün cihad, her ehliyetli müslümanın üzerine farzdır. Bu suretle ALLAHın rızasını kazanmak isteyen bir kişinin cihad ameli için yolar araması ve cihadı desteklemesi üzerine bir borçtur. Kardeşlerimizin ve bacılarımızın ALLAH yolunda cihadı nasıl destekleyebileceklerini göstermek adına aşağıda 44 yöntem listelenmiştir:
1.Halis Bir Niyete Sahip Olma
Mücahidlerin saflarına katılabilmek için halis bir niyete sahip olmalısınız. ALLAH Rasulü : “Kim gazve yapmadan ve gaza yapmayı temenni etmeden ölürse nifaktan bir şube üzerine ölmüş olur.” buyurmuştur.. (Müslim)
Cihad için hazırlık yapmak veya yapmamak niyetlerin birer göstergesidir. Yüce ALLAH:
Onlar eğer savaşa çıkmak isteselerdi, elbette bunun için bir hazırlık yaparlardı. Fakat ALLAH, onların harekete geçmelerini istemedi de onları geri bıraktı ve onlara, Oturun, oturan acizlerle beraber denildi. buyurmuştur. (Tevbe 46)
Savunma cihadının koşulları âlimler tarafından 5 koşul olarak bildirilmiştir ki bu âlimlerden biri olan Ebu Kudame, bu koşulları şöyle listeler: İslam, ergenlik çağına ulaşma, akıl sağlığı, mali yeterlilik, fiziki (bedensel) yeterlilik. Eğer bir kişi mali yetersizlik içinde olup kendisini mali anlamda destekleyecek kimseyi bulamazsa ve bu illetten veya yetersizlikten dolayı eziyet duyarsa bu durum kendisi için cihaddan geri kalmak adına mazeret oluşturur. O vakit; bu durum, cihaddan geri kalma nedeniyle üzüntü içerisinde olan kişilerin halis niyetlerinin birer alametidir. ALLAHu Teâlâ, Tebük gazvesine katılım için gerekli giderleri karşılamaya güç yetiremeyenler için: Kendilerini bindirip (cepheye) sevk edesin diye sana geldikleri zaman, senin, ?Sizi bindirebileceğim bir şey bulamıyorum dediğin; bu uğurda harcayacakları bir şey bulamadıklarından dolayı üzüntüden gözleri yaş döke döke geri dönen kimselere de bir sorumluluk yoktur. buyurmuştur.
2. Şahadet ile Ödüllendirilmek Adına ALLAHa Dua Etme
ALLAH Rasulü (s.a.v): “Kim sıdk ile ALLAH’tan şehid olmayı taleb ederse, ALLAH onu şehidlerin derecesine ulaştırır, velev ki yatağında ölmüş bile olsa” buyurmuştur. (Müslim)
Şehadet için dua etmen ALLAHu Teâlâ?yı hoşnut eder çünkü bu durum canını ALLAH yoluna adadığının bir göstergesidir. Fakat bunun yalnızca mırıldandığın kelimeler olmaması hususunda alabildiğine dikkatli olmalısın. İçtenlikle şehadet için duada bulunan kimse; cihad çağrısı kendisine ulaştığı zaman bu çağrıyı cevapsız bırakmayan ve büyük bir şevk ile ALLAH yolunda şehadeti arayan kimsedir.
ALLAH düşmanlarının başarılı olmasının ve Müslümanların bozguna uğrayıp topraklarının işgal edilmesinin sebebi Müslümanların şehadet aşkını yitirmesidir.
ALLAH Rasulü (s.a.v): Sizin üzerinize milletler (müslüman olmayanlar) adeta bir yiyeceğe üşüşür (vahşi hayvanlar) gibi üşüşecekler.? Orada bulunanlardan birisi şöyle dedi:
- Bu durum bizim azlığımızdan mı olacak? ALLAH Rasülü (sav);
- Hayır! Bilakis siz çok olacaksınız. Fakat sizin çokluğunuz suyun üzerindeki çer çöp gibi olacaktır. ALLAH düşmanlarınızın kalbinden sizin korkunuzu sökecek de sizin kalbinize ??vehn?? bırakacak. Orada bulunanlardan birisi:
- Vehn nedir ey ALLAH Rasulü? dedi
- Vehn dünyayı sevmek ve ölümden hoşlanmamaktır.”diye buyurmuştur. (Ebu Davud)
Şehadet kültürümüzün yeniden canlandırılmaya ihtiyacı vardır çünkü ALLAH düşmanları; bizim ölüme olan rağbetimizden korktukları kadar başka hiçbir şeyden korkmamaktadırlar.
3. Mal ile Cihad
Bir ayetin dışında tüm ayetlerde mal ile yapılan cihad, beden ile yapılan cihaddan önce zikredilmiştir. Bu durum bizim mal ile yapılan cihadın önemine dikkatimizi çekmek içindir çünkü cihadın, mal ile desteklenmeye ihtiyacı vardır. Bir başka deyişle para yoksa cihad da yoktur ve cihad, büyük miktarda paraya ihtiyaç duyar. Kurtubi tefsirinde sadaka verilen malın 10 katına kadar lakin cihadı desteklemek için harcanan malın 700 katına kadar artırılacağını belirtir ve cihadın büyük miktarda mala ihtiyaç duyuşunun nedenini açıklar.
Yüce ALLAH : ??Mallarını ALLAH yolunda harcayanların durumu, yedi başak bitiren ve her başakta yüz tane bulunan bir tohum gibidir. ALLAH, dilediğine kat kat verir. ALLAH, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir. buyurmuştur. (Bakara 261)
Muhtemelen batıda yaşayan Müslümanların cihad için yapabilecekleri en büyük katkı malları ile cihada destek vermeleridir çünkü mücahidlerin paraya duydukları ihtiyaç adama duyduklarından daha fazladır. Şeyh Abdulla Azzam bu durumu, Adamlar cihada ihtiyaç duyuyor cihad ise paraya diye özetlemiştir.


27 Nisan 2012 Cuma

toprak

http://www.youtube.com/watch?feature=player_embedded&v=LPaX7VlZsks&skipcontrinter=1

bu görüntüyü gördüğümden beri boğazıma dolan toprağı yutabilmiş değilim ki iki cümle konuşayım...beddua edeyim, lanet okuyayım,intikam yemini edeyim.yok hiçbirşey yok. yutamıyorum.nefes almak çok zor.

Allah'ım bugün, Sen bize acımazsan bize kim acır? Sen yüreklerimizi imanla güçlendirmezsen, ayaklarımızı kaymaktan, akıllarımızı şaşmaktan ve yüreklerimizi kırılmaktan kim koruyabilir.
Sen'sin Rabbimiz, yüreklerimiz kan ağlıyor..Yüreklerimiz parçalanıyor,
Allah’ım! Sen’in dinini, bu zor durumlarda görmek bize çok ağır geliyor.., vahşileşmiş ve Sen'in merhametinden umudunu kesmiş; ne insana ne hayvana ve ne de Allah’ın mahlûkatına merhamet etmeyi ve acımayı bilmeyen,tuğyanını ve hevasını ilah edinmiş olan zalimlerce, Sen’in salih ve mazlum kullarının, kanlarının akıtılmasına fırsat verme...
Rabbimiz!
Kanları zalimce, su gibi akıtılan ve dillerinden kelime-i tevhidi düşürmeyen kardeşlerimizin kanlarını bereketlendir ve bizi bu kanların nurunda ve aydınlığında dirilt, Kalplerimize yeniden aşk ve şevk bağışla, ayaklarımızı sabit kıl, yakinimizi artır, Sen’in yolunda şehid olmayı, Dinini ve kitabını azizi kılmayı bizlere de nasip eyle.amin

25 Nisan 2012 Çarşamba

GELİYORUZ

ümmetin evlatları hep zindanlardaydı ve biz hep bekledik ve bekleyişimizi slogan haline bile getirmedik...bekledik bekledik bekledik...beklemek belki kadınlarımız için iyi bir slogan olabilir ama ey müslüman er, bizim bir saniye dahi bekleme lüksümüz yok! Biz bekledikçe zindanlarda bir yusuf hep olacak,biz bekledikçe somali'de ağlayan bir anne hep olacak, biz bekledikçe ırakta bir bacımız "yalvarırız bari şu duvarları üstümüze yıkın" diye hep haykıracak. Bekliyoruz demek kaçmaktır. Bizim sloganımız bekliyoruz değil, GELİYORUZ olmalı. kafirlere korku salmalı. Boyunlarınızı vurmaya GELİYORUZ! Meleklerden ordularla GELİYORUZ

24 Nisan 2012 Salı

basit bir denklem

" iman arttıkça düşmanlık artar"

Ve onlardan intikam almaları, Aziz ve Hamîd olan Allah'a îmân etmelerinden başka bir şey için değildi. buruc 8

Kafirler, imanından dolayı mü’mine düşmanlık yapmaktadırlar. Kişinin imanı arttıkça kafirin ona düşmanlığı da artmaktadır.Bu nedenle Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurur: “İnsanlar arasından en çetin belaya uğrayanlar peygamberler, sonra aşamalı olarak salih kişilerdir. Kişi dinine göre belaya uğrar.”tırmizi
Kişinin kendisi de bunu idrak etmektedir. Çünkü kişinin imanı arttıkça kafir ve Allah’a isyan eden diğerlerine olan düşmanlığı da artar. Onlara emri bi’l-ma’ruf ve nehyi ani’l-münker yapmaya başlayınca, ona karşı düşmanlığa başlarlar. Kişinin imanı zayıfladıkça, ona düşmanlıkları da azalır. Bununla beraber eksik de olsa, mü’minler imanlarında devam ettiği müddetçe kafirlerin onlara düşmanlıkları tümden bitmez. Allahu Teala şöyle buyurur: “Ne Yahudiler ne Hristiyanlar, onların dinlerine uymadıkça senden asla hoşnut olmazlar”bakara-120 “Onlar eğer güçleri
yeterse, sizi dininizden döndürünceye kadar size karşı savaşa devam ederler.”bakara 217

iyi düşünmek lazım kafirler sizden razıysa ortada çok ciddi bir problem vardır,Allah'ın rızası ve herhangi bir kafirin ya da tağuti düzenin rızasının birarada bulunması sözkonusu olamaz. Mesela eğer bir stratejik işbirliğine ihtiyaç duyuluyorsa bu Obamayla değil Hz.Muhammed(sav)ile olmalıdır. ikisinin bir arada bulunması söz konusu olamaz.

30 Mart 2012 Cuma

özlemek.

Yine seni özlemek birikti bir dağ gibi ey Usame,.....Ve yürüdü ,yürüdü üstüme ,altına aldı beni.

şiir mi yazacaksın Usame'ye yaz
film mi? kitap hikaye destan? şarkı türkü marş eylem mi? öyle bir şey yap ki ondan ilham alan kişi yeni bir Usame olsun. sanat! şu bu o herneyse, eğer bir Usame'nin canlanmasına sebep olmayacaksa ya da kafirlere korku salmayacaksa, tüküreyim böyle sanata şuna buna ona...bir gram değeri yoktur,çöptür,boş iştir, eminim ki harcanan vaktin hesabı sorulacaktır.

19 Mart 2012 Pazartesi

kardeşim sen özgürsün

KARDEŞİM SEN ÖZGÜRSÜN

Kardeşim sen parmaklıklar ardındada olsan özgürsün 
Kardeşim sen pırangalara vurulsanda özgürsün
Sen Allah'a bağlandığın zaman

Sana Kölelerin tuzağı ne zarar verebilir ki

Kardeşim karanlığın ordularını kökten sileceksin
Ve bununla yerüzünde yeni bir fecr doğacak
Sen ruhunu bu fecrin doğuşuna teslim et

O zaman fecrin bizi uzaktan karşıladığını göreceksin

Kardeşim Muhakkak ki ellerinden kanlar akmıştır

ve zillete mahkum olmaktan yüz çevirmiştir
Muhakkak ki bir gün o şehadet aşıkları

Ebediyet kanı ile Cennete yükselecektir

Kardeşim sana ne oluyor ki savaştan bıkmışsın

Omuzundan silahını atmışsın
Söyle bana kim fedakârlık edecek ve yaraları kim saracak

Ve yeniden sancağımızı kim dalgalandıracak
 

Kardeşim Muhakkak ki ben bugün sarsılmaz dayanağa sahibim
Ve yerlerine dayanmış dağları,kayaları parça parça ederim
ve yarın bu silahımla bozgunculara karşı savaşacağım

Taki yeryüzünden yok edinceye kadar

Ben Rabb ve din için intikam alacağım

Yılmadan Resul ve sunnet üzerine devam edeceğim
Ya dünyayı kuşatacak zafer

Ya da Allah'a sunulacak şehadet

Kesinlikle Kardeşim ben savaştan yılacak değilim

Silahı da atacak değilim
Şayet kardeşim ben ölürsem şehidim

Sen de övülmüş bir zaferle devam edersin

Muhakkak ki ben emin bir şekilde

Yıldızların Rabbı olan Allah a giden yol üzerindeyim
İster beni affedin ister beni cezalandırın

Muhakkak ki ben verilen ahde eminim

Kardeşim yürü tereddüt etmeden arkana bakma

Senin yolun kanla boyanmıştır
Oraya buraya aldırış etme

Allah'dan başkasına boyun eğme

Kanadı kırık bir kuş değiliz ki

Bundan dolayı zelil görünüp öldürülelim
Adım adım çarpışmaya çağıran

Kanların sesini işitiyorum

Kardeşim benim üzerime ağlarsan

Benim kabrimi o içten damlalarla ıslatırsan
Ufalanmış kemıklerden kendıne meşale oluştur ,

Ve ışığıyla yaklaşan zafere doğru ilerle

Kardeşim biz ölürsek sevdiklerimize kavuşacağız 

Rabbımızın bahçeleri bizim için hazırlanmıştır
Muhakkak ki o Cennetin kuşları etrafımızda kanat çırpacaktır

Ebedi diyar bizim için nekadar hoştur


Şehid inş. Seyyid Kutub (r.h)

6 Mart 2012 Salı

Sizin hiç bebeğiniz paramparça oldu mu?

sizin hiç bebeğiniz paramparça oldu mu? 
Müslümanın akidesine ve ilkelerine sımsıkı tutunması ve her zaman üstün olduğunu ve -başına ne kadar sıkıntı ve zorluk gelse de- galip olduğunu ilan etmesi gerekir. Allahu teâlâ şöyle buyuruyor: “Gevşemeyin ve üzülmeyin. Siz eğer müminler iseniz muhakkak üstünsünüz. Eğer size bir yara dokunduysa o topluluğa da öylece bir yara dokunmuştur. O günleri biz insanlar arasında döndürür dururuz. Ta ki Allah müminleri ayırt etsin ve aranızdan şehidler edinsin. Allah zalimleri sevmez.”Al-i İmran 139-140
Mücahid Allah yolunda cihada çıktığında askeri zafer kazanmadan önce türlü zaferler kazanır, meydanların kazanılması belki de bu zaferler arasında en son anılması gerekenidir. İlk önce nefsine karşı zafer elde etmiştir,sonra şeytana,fitnecilere,tağutlara karşı daha ilk adımını attığında zafer kazanmıştır...sonrasında sebat göstermesi ayrı bir zaferdir ve Allah tarafından şahidlik, şehidlik için seçilmesiyle de zaferlerin en büyüğünü kazanır...ve meydanların kazanılması, Allah'ın sevdiği kullarını yanına almasından sonra sabır göstermenin müjdesi olarak gelecektir inşallah. Bugün Suriye Allah'ın izniyle zaferden zafere ilerliyor cihad yolunda elde edilebilecek nice zaferler kazandılar ve Fetih de yakındır inşallah.. Önemli olan Allah yolunda ödedikleri bu bedeller sonucu elde edilen özgürlüğü, Allah'ın dinini özgür kılmak için kullanmayı bilip en büyük zaferi kazanabilmek...İnşallah müslümanlar demokrasi şu bu gibi kokuşmuş düzenler adına bu kutlu zaferi ve dinlerini satmayacaklardır. Satmayacaklar çünkü bebeklerin kanları bu kadar ucuz değil, satmayacaklar çünkü bu din bu kadar ucuz değil...